15 Şubat 2011 Salı

Sihirli bi aynam olsaydı eğer...(:

Bana ait çocuksu saçmalıklardan biri de bu işte:)23.yaş günümü kutlamaya hazırlanan bir genç kız olmama rağmen hala geleneği bozmayıp kendime dilek listesi hazırlıyorum.Çocukken çok daha kolaydı bu işler,kimden ne istiyceksem pat die söylüodum,sevimli oluyodu.Şimdi de elimden tutup beni çarşıya götüren,çaktırmadan çaktırmadan beğendiğim şeyleri kestirmeye çalışıp bana süpriz yapmaya çalışan cici insanlar yok değil.Ama ben artık eskisi kadar yüzsüz değilim(:
Keşke diorum bazen banada "dile benden ne dilersen diyen sihirli bir aynam olsa".Valla sadece kendim için istemiorum,herkese faydam dokunurdu(:
her nese bakalım bu yıldan neler bekliorum, sihirli bir aynam varmışcasına içimden geldiği gibi sıralıycam hepsini.


*Tabiki ilk istediğim sevdiğim tüm insanlarla birlikte sağlıklı bir yıl geçirmek,Tanrım duy sesimi bu sene hiçkimseye bişey olmasın,herkes sağlık timsali gibi dolaşsın etrafımda.
*Daha spontane,daha olur olmaz şeylerle dolu bir yıl olsun istiyorum.
*Evde,okulda,dansta,sokakta,alışverişte kısacası nerde olursam olıyım komik şeyler gelsin başıma,yok artık bu kadarıda olmaz dedirtcek cinsinden hemde(:
*Evren bana yalnızca bir günlüğüne sınırsız özgürlük tanısın:))Bu ona pahalıya mal olabilir ama tek bir güncük,istediğim kadar ayakkabı alıp alışveriş yapma hakkım olsun istiyorum.
*Milli piyangonun onda biri bana çıksın istiyorum-ne kadar mütevaziyim siz düşünün(:
*Daha güzel sahil taraflarında bi eve taşınmak istiyorum başımın tatlı belası kardeşimle.
*Karizmatik bi iş teklifi alıyım bi yerden(: milli piyangodan bişeyler çıkmasada iyi bi maaşım olsun istiyorum
*Sevdiğim insanlar küçük şeylerle mutlu etsinler beni,mesela en sevdiğim arklarımdan biri bana rengarenk bir sürü çorap alsın istiyorum.
*Geçen gün alışverişteyken aklımı başımdan alan bi elbise gördüm,çok yakışır o bana kesin benim olsun istiyorum.
*Sezonun en güzel elbise ve topuklu ayakkabıları bana özel bir indirime girsin istiyorum.
*Bi sabah uyandığımda yastığımın kenarında 2-3 günlük salaş bi tatil yapabilecek kadar para-en az iki kişinin masraflarını karşılayacak kadar olmalı- bulmak istiorum.
*Yeni bir fotoğraf makinem olsun,devamlı fotoğraf çekiyim istiyorum.
*Bloğum yepyeni tasarımıyla bana güzel bi süpriz yapsın istiyorum.
*Sevdiğim insanlar hep yanımda hep mutlu olsunlar istiyorum.
*Hımmm bi de son olarak romantik bir komedinin içine düşmüşcesine aşık olsam hiç fena olmaz(:


Şimdilik bu kadar sevgili ayna,hazır olduğunda sırasıyla gerçekleştirmeye başlayabilirsin.

13 Şubat 2011 Pazar

Bir dizi "TV saçmalıkları"(:

Aslında çok fazla TV izleyen biri değilim ben,ama şu 20 günlük tatil ciddi anlamda bir fakındalık yarattı desem yalan sölemiş olmam:)Nerdeyse uyamadan ve devamlı bi koşturma halinde geçirdiğim bir ayın sonunda annemle babamın tavrı netti,"çok zayıfladın hiç kendine bakmıosun,subat tatilinde yanımızda güzelce dinlenip kendini toparlaman-toparlamaktan kasıt kilo almam tabiki-lazım vs vs vs.."- bu arada tartılmamak konusunda ısrarcıyım,hala 50 kilo olduğumu farketseler nasıl çıldırırlar bilmiorum- Sanki itiraz eden var,benimde cennet canıma minnet zaten=)Tahmin edilebileceği gibi aileyle gecirilen saadet dolu günlerin tek geyik kaynağı TV oldu benim için,işte bu süreçte dikkatimi çeken şeyleri paylaşmadan edemicem=))

ve karşısınızda Türk televizyonlarının takdire şayan eserlerinden seçmeler....

*Müge Anlı olmasaydı,halimiz ne olurdu hiç düşündünüz mü??Faili meçhul cinayetleri aydınlığa kavuşturmada,benim diyen cinayet masası amiri eline su dökemez bence!!!Olaylara bakış açısı,çözüm önerileri,ekrandaki duruşu ve emniyet müdürlüğüne katkılarından dolayı bu kadın es geçilmemesi gereken bir beyin kesinlikle!!Bi de söyle düşünün 10 tane daha olsaydı Müge Anlı'dan?? Kalıbımı basarımTürkiye çok daha yaşanılabilir bir yer olurdu ,evet MÜGE ANLI KESİNLİKLE BİR EKOL!!!!

*Tadından yenmiycek diğer bir yapım ise,pazartesi akşamlarının fenomeni "Arka Sokaklar"...Takdir etmemek elde değil,adamların başarıyla sonlandıramadığı hiçbir iş yok!Bir kere strateji yada zamanlama hatası yap dimi??Ama yapmıyolar yapmıyolar,her defasında şunu düşünüorum:Bunlar gibi on tane ekip olsa,15 yıl görevde kalsalar bi daha kimse yasadışı işlerle uğraşmaya cesaret edemez,öyle ibret alır yani cümle alem!!Bide Müge Anlı'yla iş birliği yaptıklarını düşününce=)))Gerçi ekibe dahil edilebilcek dier yapımlarda var "Bir İstanbul Polisiyesi Behçat Ç"gibi..-ismi yanlış yazmış olabilirim-İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün dizilerin senaristleri ve tabiki Müge Anlı'yla neden birlikte çalışmadığını anlamıyor ve onları esefle kınıyorum=))

*Türk insanın mürüvvetini görme delisi Zuhal Topal ve Esra Erol ise örnek alınası insanların listesi yapılacak olsa birinciliği kıyasıya zorlayacak iki isim:)Bana kalırsa Türk televizyonları böyle çöpçatanlar görmedi,ikiside genç yaşlı demeden insanları topluma kazandırıyo,geçen gün denk geldim 70 yaşındaki amcanın-teyze demiorum bakın-tripleri 18lik genç kızda yok,Zuhal Topal sayesinde amcamın özgüveni tavan yapmış,teyzenin birine "ben şimdi size direk hayır demiorum ama diğer kısmetlerimlede tanışmak bi kıyaslama yapmak istiorum"demezmi!!! Dedim içimden "amca kıyaslama yapana kadar ölüp gitmese bari"...Teyzede altta kalmadı tabi "bende kısmetlerimle tanışmak istiorum"die yapıştırdı lafı.Buradan ne çıkarıyoruz "Kırkından sonra azanı teneşir paklarmış"=)))

*Bu bahsettiklerim insanı en azından eğlendirebilen yapımlar,peki ya nerdeyse her TV açtığımda ve günde en azından 599080877 kere çıkıp sinirlerimi alt üst eden 118 reklamlarına ne demeli??Biri bu seriye gerçekten bi dur desin artık!!!!İnsanların 118'i kullanacağı varsada kullanmıycak artık ki zaten kullanmayın ücretlerin çok yüksek olduğu söyleniyor.

*Son olarak ekranlarda görmeye dayanamadığım dier isim KİBARİYE!!Hangi akla hizmetle Kibariye'yi kurabiye reklamlarında oynatarak reklam geliri elde etmeyi bekliyo bu insanlar??Kurabiye ve Kibariye ne alaka yani??Bide cumartesi günü çalışmaya giderken bilboardlarda kadının resmini gördüm,suratında salak bi ifade elinde kurabiye paketi,tüylerim diken diken oldu resmen!!!

20 günlük bilimum gözlemlerimim sonuçları bunlar,bi 20 gün daha evde gecircek olsam daha neler keşfederim kim bilir, bide aksi gibi ben uyuz oldukca televizyonu her açtığımda birinden birine illaki denk geliorum neseki tatil tam zamanında bitiyo=)

9 Şubat 2011 Çarşamba

"venüs bülten"

hava yaz günlerini aratmayacak kadar güzel ,tatilin son günü ve dolayısıyla tembellik yaparak geçirebileceğim son sabah.önce sahile gidip orda cool cool bişeyler yazmak geldi içimden ama sonra yapmam gereken şeyleri hatırlayınca  salondaki şahane manzara neyime yetmiyo deyip,aldım kucağıma laptopu elime de kahvemi salonun en güzel köşesine yerleştim.
hani bi klasiktir,her yeni yılda,yeni okul döneminde yada yeni yaş kutlamalarında sanki sihirli bir değnek dokunmuşcasına bişeylerin değişmesi beklenir.bi sürü yeni kararlar alınır,her ne kadar çoğu zaman içinde unutulcak olsada..saçma bulmuorum,aksine sevimli gelio bana=)
ve neredeyse her "yeni"dönemde bende benzer listeler yapıorum kendime.bu kezde bloguma yazmaya karar verdim kısa ve uzun vadede yapmak istediklerimi.bakalım bir sene sonra bugün(ki o güne kadar yazmaya devam edicek olursam) ne kadar başarılı olduğumu görmüş olurum hemde.

vee venüs producation iftiharla sunar=)

*dans etmeyi çok özledim,sıkılmadan yaptığım tek şey bu heralde benim=)her ne kadar haftaiçi gece sa  22-22,30 da biten calışmalardan sonra eve geldiğimde konuscak halim kalmasa da,haftasonu cumartesi günlerimi (ki bu dönem pazarlarıda) toptan iptal edip,sosyal çevreyle bağlarımı koparsa da, "yok yaa ben bırakıcam bu işi"deyip mızmızlansamda 3 yıldır bırakmadım ve bırakmıycağımıda biliorum=)biraz megolaman olcak ama kendimi sahnede seviorum,ve bir an önce bahar gelsin,festivaller başlasın tüm okulları yine solda sıfır bırakalım istiorum:P
(en istikrarlı olduğum noktadan giriş yapıyım dedim daha bi gaza gelmek için)

*İki aydır spora gitmiorum ama çok geçerli sebeplerim vardı-hey allahım yaa bi yandanda kendini aklama çabası:)-bitirme tezi,tasarım projesi,staj,staj dolayısıyla girmek zorunda olduğum telafi sınavları,hemen arkasında finaller,tez ve proje sunumları,koreografileri kaçırmamak için gitmek zorunda kaldığım çalışmalar,son dakika insanı olduğum için "aman hallediriz yaa" diye biriktirdiğim dier ödevlerim ve sonucta pc başında ağlayarak tez yazdığım gecelerin sabahında girmek zorunda olduğum sınavlar derkeeeeen spora gidemedim:S
ve bu süreçte en büyük destekçim kimdi?? tabiki "burn"=)neyseki yardımı dokunan bilimum insanların bunları yazdığımdan haberi yok=))her neyse sonuç itibariye çok geçerli sebeplerim vardı spora gitmemek için ama bu dönem yalnızca dört dersimin olduğunuda göz önünde bulunduracak olursak haftanın üç günü spora gidiorum ve eski günlerdeki gibi oranın müdavimi oluyorum=)

*yukarıda da bahsettiğim gibi geçen dönem çok stresli ve youn geçti "aman bu cuma gelsin sonra ooooh keyfime bakıcam" derken o cuma hiç gelmedi bi baktım dönem bitmiş.bu dönemin de son okul dönemi olduğunu gözönüne alıcak olursam evde oturmayı özlicek kadar çok gezicem.zaten gezıodum ama suyunu çıkarıcam bu sefer=)mesela gece sa onda birimi arıo "hadi bla bla bla....." diye,hiiç üşenmicem hazırlanıp süslenip gidicem.

*okul konusunda kesinlikle ama kesinlikle daha düzenli olucam.-bunu listenin en başına koymalıydım aslında,dort senedir kanayan yaradır -her dönem cicili bicili defterler alıp-ilkokuldan kalan bı alışkanlık,utanmasam kaplıcam bile defterlerimi ama 23 yaşında olmuo artık:)-bi gaz okula geliorum ,sonra çok sevgili paçozumunda bu konuda benden beter olması ve aramızda geçen şu diyalog:
"a:yaa şimdi tansörel analizde hiç çekilmez
 b:hayır onu geçtim bu derse girsekte bişey anlamıyoruzki..
 a: ya tabi o da var ama asıl bu kadın dersi bi sa erken bırakcak,dier dersin başlamasına 1 sa var,zaten hülya hoca dersi yarım sa geç başlatıo biz napıcaz 2,5 sa okulda?
 b:paçoz ne zamandır bla bla bla... yapmıyoruz zaten=))-hemen akabinde manalı bir gülüş-
 a:baharcım sen derse giriodun dimi biz senden yarın notları alsak?-veeee baharın olumlu cevabı üzerine,
 a:ee napıoruz o zaman??
 b:önce kebap yemeye gidelim=))"
neticesinde biz okuldan neşe içinde ayrılırız.hatta ilerleyen haftalarda o gün hiç okula gelmeyip,boş gün ilan ederiz.sonrada sınav zamanı köpek gibi pişman olup bölüm arklarımıza çemkiririz,yaa hep sizin yüzünüzden bu çan bu kadar yüksek die=))
Yanlış anlaşılmasın tembel  öğrenciler deiliz bütün derslerimizi geçtik ama bu kadar strese girmeye gerek yok,topu topu iki gün gidicem okula bu dönem onuda yapmazsam ayıp yani:)
offf bu madde çok uzun olmuş:)

*paintball turnavası düzenleyesim var,bölümden şöle 10-15 kişi toplayabiliriz die düşünüorum.kaç yıldır istdayım bi kere denk düşmedi,gerçi bu dönemde cumartesi pazar çalışmalarım olduğunu düşünürsem biraz zor gibi duruo ama nolcak yani bi gün ordan kaytarsam??hem çanı yükseltenlerle aynı takımda olmazsam intikam alma şansımda olur:)))

*alışveriş konusunda kendime kesinlikle bi stop vermeliyim.-en zorlayıcısı bu olucak sanırım-özellikle ayakkabı mağazalarından uzak durmalıyım.artık koycak yer bulamıyorum,koskaca ayakkabılıkta sadece 2 raf kardeşime ait-ki o gelmeden önce onlarda bana aitti,demekki koyacak yer bulunuyomuş diye bu maddeden vazgeçip kendimi zorlamasammı??-benimkisi cidden hastalık,alana kadar iki lafımdan biri o oluo,en sonunda yanımdaki "hadi tatlım aklında durcağına dolabında dursun"dedikten sonra beni durdurabilene aşk olsun-hüzünlendim bi an bu cümleyi bana en çok söyleyen kişiyi anımsadım da o da ayrı upuzun bi hikaye zaten-her neyse konuyu saptırmayalım yani  zalim teknolojide bu konuda bana hiç yardımcı olmuyo,cep telefonuma yağan "ninewestte bilmem ne kadara varan indirim size en yakın mağazalarda"mesajları beynimi kemirmeye başladığında kontrolü çoktan kaybetmiş oluorum.-ki bitane de değiller,vahşi kapitalizm!!

*bu yaz yurtdışına gitmeyi düşünüoruz,araştırmalara hız verip bu işin üstesinden gelmem gerekio.Bu sefer dil kursu,gezmeceler tozmacalar değil daha ciddi bişeyler ayarlasam hiç fena olmıcak.Bizimkileri uzun süreli gitmek konusunda ikna edebilmem için mantıklı donelerle karşılarına çıkmam lazım.Olursa paçozla birlikte gidicez,şimdiden heyecanlanıorum.Bu dönem ingilizceye ağırlık vermem lazım,annemler İngiltere'ye gittiğim dönemden kalan ingilizcenin %50nın altına düştüğünü bilseler,deli olurlar sanırım.Evet haftada en az iki saatimi en azından kitap falan okumaya ayırmam gerekio.Aslında otobüslerde bunu yapsam ekstra bi zamana hiç gerek kalmaz,ama ordada yanımda oturan kişinin benim okuduğum şeye odaklanmasına deli oluorum.Hasta ruhlu bi insan olduğumun farkındayım=))

*bişey yaptım ben ailemin çok sevineceği,ama kimsenin haberi yok,onu eğer olursa yazıcam buraya,onun içinde elimden gelen herseyi yapıorum aslında suan,eğer olursa çok mutlu olucak babam,sırf o anı görmek için bile elimi taşın altına koymaya değer..

*bişey daha var aslında ama  neyse o kalsın,kendiliğinden olucak bişey çünkü.doumgünüme bi hafta kaldı belki bi dilek listesi hazırlarsam orda bahsederim ondan,hem hediye alıcak olanlara da yardımcı olur:P


8 Şubat 2011 Salı

selam..=)

neden venüsün aynası die sorarlar insana dimi??
sormasalarda ben yinede söliyim,özel bi anlamı yok=)kulağa hoş gelio bence.
bi de aşkı çağrıştırıo=)
bu benim ilk blog denemem ve çabuk sıkılan biri olduğumu da göz önünde bulunduracak olursak çok istikrarlı bi süreç olmayabilir bu.iki kere yazıp bırakabilirim emin diilim,her ne kadar şu sıralar yazma duygum tavan yapmış olsada..
nerden esti bilmiorum ama sanırım artık bişeyleri sayfalara yazmaktan sıkıldım.
içimde sebebini bilmediğim garip bi mutluluk var,sanki yeni bi dönem başlıo hayatımda..
heyecanlıyım...