25 Eylül 2011 Pazar

iç ses!

Kafam o kadar dolu ki…iki gündür ben  yine kendi hızıma yetişemezken beynim nasıl herşeyi düşünücek vakit yaratıyo kendine şaşıp kalıyorum.oysaki kendimi dinlemeye bile vaktim yok benim,böyle olmasına rağmen içimden gelen ses neden bir türlü susmak bilmio??dünden beri yaptığım şeyleri düşünüyorum mesela,saatlerce ordan oraya koşturmanın vermiş olduğu bi yorgunlukla eve geldiğimde bi köşeye çekilip dinleniyo olmam gerekmez mi??şöyle bi silkelendiğimde hiçbişeyin beni  gerçekten oyalamadığını ve milyon tane meşguliyetimin arasında bile hep aynı noktalara takılıp kaldığımı farkediyorum..bu beni yoruyo..
Anlamsız belirsizlikler yaratıyorum kendi kendime.ne hissediyorum??ne istiyorum??neden uzaklaşıyorum??ne bekliyorum?neden kendi hayatımda engel olmaya çalışmadığım garipliklerin önünü almaya çalışmıyorum??gerçekten olurunamı bırakmalıyım??neden bu ara bu kadar duygulsalım ben bilmiyorum..ben cevaplardan kaçtıkça hergün listeme yeni bi soru  daha eklemiş oluyorum,beynim bana oyun oynuyo resmen..
Bu aralar hayat bana karşı fazla realistik davranıyo,biraz hayal kurmak istiyorum ama gece yatağıma yattığımda ya yapmış olduğum iş görüşmelerinin etkisinde kalmış oluyorum yada deli gibi koşturmaktan nerde nasıl uyuduğumu bile farketmiyorum.birini özlüyorum böyle içimi ısıtıcak,yanımda olmasada varlığını bilerek  en azından onu özleyerek uyuyakalsam ne güzel olurdu.how i met  your motherdaki marshall gibi bi sevgilim olsa mesela=)hadi bu biraz ütopya oldu  kabul,ama en azından sabahları “günaydın sevgilim” deyip beni özlediğini söylese ne sevimli olurdu.evrenin yaratmış olduğu ne güzel!! Bi ironidir ki ben basitini istedikçe içinden çıkamadığım “tuhaf” durumların orta yerine bildiğin ışınlar beni.
sevgili evren; sencede artık benimle uğraşmayı bırakman ikimizin de yararına olmaz mı??
Ve gelecekte hayatımda olucak olan şanslı adam-bak bu kıyağı yapmam aslında ama-bana bazen “günaydın sevgilim” desen,arada sırada sadece sesimi duymak için arasan ,yanımda olamasanda –ki mümkün mertebe olmaya çalış,çünkü uzaktan kumandalı ilişkileri pek tutmam-beni çok sevdiğini hissettirsen çok mutlu olurum biliyomusun??ve bu saydığım şeyleri de  ne sürekli yaparak,ne de aman ben cool takılıyım “cool sevmiyomuydun venüs “ mantığıyla hiç yapmayarak bokunu çıkarma!!bu kadar. sadece beni çok sev,bencillik olarakta algılama bu söylediklerimi;çünkü “beni çok sev” diyosam eğer ben seni zaten çok seviyorum demektir!!
Yalnız yazımın sonlarına doğru keyfim yerine geldi resmen,artık hazırlanmaya başlasam iyi olucak yoksa geç  kalıcam!aslında hali hazırda kaldım bile,neyseki sinan kızmaz ve neyseki ne giyceğime karar verdim=)canım benim ya özledim onu çok,bu akşam asmalıda yeni mekan keşfediyoruz
Bu yazıyı lanet olası TTnet yüzünden hemen yayınlayamıyorum,iyiki bi taşındık iyiki bi nakil işlemi gerçekleştireceksin;sözün özü bi boka yaramıyosun TTnet!!
Hııı sa altı olmuş venüs artık gerçekten kaçar,seviyorum hepinizi=)
p.c:benden depresif olmuyo ne kadar zorlasamda çıkmıo,benim duygusal halimde anca bu kadar işte=)

19 Eylül 2011 Pazartesi

ben şefkat delisi,sen odun,sen kalas!

Sanırım rüyaların etkisinde kalıyorum bu ara fazlasıyla..sabahın 10 u şuan ve yüzümü yıkayıp  laptopumu kucağıma aldım hemen,sanki yazarsam hafifliycekmişim gibi,bi kaç haftadan beri kafam öylesine karışıkki.ve ben çözümsüzlükler içinde sıkışıp kalmışken zaman  anlam veremediğim bi hızla geçip gidio..duuuuuuuuuuuur diye haykırmak istiyorum bazen, garip bi ruh halindeyim.
Ne zaman bişeyleri yada birini terkedicek olsam böyle oluyorum işte,ortada gerçek bi ayrılıkta yok aslında,ben sadece boşveriyorum ve şimdiye kadar yaşadığım benzer olayları göz önünde bulundurduğumda sonuç  hiçbizaman iyi olmuyo.Öfkelenmiyorum,sevinmiyorum,merak etmiyorum,özlemiyorum ,hatta görmek bile istemiyorum ve bu genelde karşımdaki açısından  en olmaması gereken zamanda oluyo!!nedense gelmiş  olduğum noktanın defalarca yapılan uyarılardan sonra değilde  aniden ortaya çıkmış bi durum karşısında verilen çok sert tepkiler olduğu konusunda eleştiriliyorum bide.siz erkekler gerçekten bu kadar aptal mısınız??
Şu yaşıma kadar sevdiğim insanları hep mutlu etmeye çalıştım ben,çünkü onlar iyi hissetiklerinde ben daha da iyi hissetim kendimi.hiçte yorulmadım bunları yaparken.en yakın arkadaşlarımı,annemi,babamı,kardeşimi,sevgilimi mutlu görmek beni tarif edemediğim bir duyguyla sarmalıyo hep.mesela geçen akşam taksimdeydik paçozla,haftalardır görüşememiştik ve acısını çıkarırcasına üç gün arka arkaya bişeyler yaptık spontane bi şekilde.acayip keyifle konuşuyoruz geyik yapıyoruz falan birden alakasız bi şekilde “seni çok seviyorum lan” dedi,”bendepaçoz” dedim sarıldık falan sulu sulu öptük birbirimizi=)ve o an bir kez daha farkettim ki ben ona ne kadar kızarsam kızıyım –ki geçen hafta cidden çok kızmıştım-hayatımda hep olucak,hep daha güzel şeyler paylaşıcaz.yani demek istediğim birini mutlu etmek için en olmadık şeyleri yapmak karşısında çaresizce taklalar atmak gerekmiyo,sadece önemli olduğunu hissetirmek yeterli.”seni seviyorum “ veya “seni özledim” demek hiçbişeyi eskitmiyo,aslında daha canlı tutmuş oluyoruz bence bazı değerleri..belkide ben çok sevgi dolu bi çocukluk geçirdiğim için,belkide 23 yaşında olmama rağmen halan babama sarılıp kucağında oturduğum için böyle düşünüyorum.
“hiçbisey sana karşı olan hislerimi değiştiremez” kadar riyakar bi cümle yok  bence,değiştirir benim değiştiriyo,donuklaşıyorum saçma sapan yoğunlukların arasında!! ve hiç bi zaman  anlayamıcam  bunca yoğunluğun arasında ! ayıramadığınız beş dakikanın hayatınızda neyi daha mükemmel yaptığını??bu da benim arızalı olduğum nokta sanırım.böyle bişey mi hissediyorum koşarcasına kaçmak istiyorum o insandan .anlatmaya çalışıyorum ve anlamıyo bu durumu diyelim,işte o zaman boşveriyorum  benim  için küçüçük bişeyi yapmaktan aciz bi insanla hayatımı devam ettirmek istemiyorum ben sebebi ne olursa olsun..
Bilmek yetmiyo,sevgi emek istiyo ve hiçbi emekte karşılıksız kalmıyo ..
p.c:beyler bu yazı  sizin için!!