21 Mayıs 2011 Cumartesi

memleketimden apaçi manzaraları(:

bu ara hep işgüzar insanlarla uğraşıyorum ama sinirlenmiyorum,kimsenin yalanını yüzüne vurmuyorum,uğraşmıyorum, aksine insanların kendini akıllı zanneden bu hali eğlendiriyo beni.bi alternatif tabi karşındakini yerin dibine sokmak ama yalan kovalayacak yaşı çoktan geçtik bence..neden burdan başladım bilmiyorum halbuki keyfim yerinde bugün;havaya,kötü geçen mazaret sınavıma,yatağımın üzerinde beni bekleyen dağ gibi ütü ve bu hafta sonu yaptığım planlar neticesinde çok youn olduğumu an itibariyle farketmeme rağmen hemde!
farklı yaşıorum bu aralar ben hayatı birden çok fazla rutinin dışına çıkıyorum,yine böyle bi dönem olmuştu hayatımda..sadece kendim için yaşıyorum..sorumluluklarımı yerine getirmedikçede delicesine zevk alıorum pervasızlığımdan:)
sabah uyanıyorum mesela yapmam gereken bi sürü şey var yine,ama hepsinden keyif alıorum,gerçi bu da bi noktada belli şeylere karşı zaten kıt olan sabrımın eşik değerini hepten düşürüyo ama olsun..
arka fonda en sevdiğim şarkılardan biri çalıo şuan,çılgınlar gibi dans etmek istiyorum aslında bu akşam.belki spontane bir plan..hiçte fena olmaz aslında:))
geçen hafta cuma akşamıda  aynı gazla bu gece kopucaz,kimse bizi tutamaz mantalitesini kafamıza yerleştirdik öncelikle.evden çıkmadan önce bildiğimiz tüm duaları ediyoruz ama nolur bu gece gittiğimiz mekanda techno müzik kurbanı olmayalım die:)neticede burak yeter'in djliğini yaptığı bir partiye gitmeye karar verdik, belirtmem gereken çok önemli bir nokta var ki o da partiye "kızkıza" gidiyo oluşumuz!
yanımdaki çıtırın bayıldığı "oyalama beni"şarkısıyla burak yeter geceye start vermiş oldu,biz kendi çapımızda eğlenioruz dans edioruz konuşuoruz falan,çat dakika bir gol bir:
iki adet salak yanımıza geldi:"bizimle locaya gelmek istermisiniz?"die,tabi kibarca def ettik, bunlar süngüsü düşmüş köpekler gibi yerlerine geri döndüler ama arkadaşlarının alaycı bakışlarının yarattığı psikolojiyi yedirememiş olan biri 15 dakika sonra tekrar yanımızda bitti ve özgüven patlaması içindeki tavırlarla: "o kadar güzelsinki burdan başka bi yere bakamıyorum"cümlesiyle beni benden aldı yani!!"şimdi yerine dön ve bi daha bu tarafa bakıpta sinirlerimi bozma" dedim.adam hala konuşuo en sonunda sevgili algı "bas git şimdi yoksa barmenlere şikayet edicem seni "diye tehditi savurunca bu götüm götüm uzaklaştı yanımızdan:))
biz kendi çapımızda eğlenmeye devam edioruz bu sefer işgüzar bi kız geldi yanımıza bildiğin makinalı tüfek gibi konuşuo ama!!işte iki tane arkadaşı gelcekmiş,içeri girmelerini yardım edebilirmiymişiz sonra bi daha hiç konuşmazmışız falan fistan..kabul ettik biz de,çıktık kapının önüne çoçuklar eşofmanla gelmişler die içeri almadılar bizde beklemedik ve tekrar içeri geçtik.bi yarım sa sonra baktım kız yanında bi çocukla geldi arkadaşım size teşekkür etmek istedi die.biz "bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" modunda çoçuğun teşekkürünü kabul ettik ama yüzüne bile bakmadık el şıkıştık,
onlar öle kalakaldı karşımızda.anlam veremediğim taraf çoçukların bizimle içeri girmesinde en ufak bi payımız olmamasına rağmen teşekkürü borç bilmeleri!!çoçukların diorum çünkü bi ara wc'ye gitmek için dışarı çıktığımda bu sefer dieri geldi yanıma kendini tanıttı arkasından bi dizi teşekkür faslı falan..tabi niyet anlaşıldı bende safa yatıorum ama,bozucam ya adamı!en sonunda bu saftirik yüz bulunca isterseniz birlikte takılalım gibisine getirdi,gülerek "ne münasebet, hem fazla özgüven insanı böle yarı yolda bırakır"dedim,anlamadı salak ne dediğimi bakıo arkamdan,onuda öle göndermiş oldum yanımızdan..tabi mekan zengin apaçi kaynıo..-sizi bi yerden tanıorum mutlaka??-hayır olamaz, ben sizi tanımıyorum-ben sizi facebookta gördüm sanırım??-facebook kullanmıorum(pis bi gülüşle) tarzı diyaloglar havada uçuşurken gecenin en dikkat geçen ismi gerçek bi apaçi oldu!!barda oturuyoruz birden algının dürtmesiyle karşımızda her bakışımızda kendinden geçen apaçiyi keşfetmiş oldum!!böyle bir salaklık,böyle katıksız bir apaçi örneği görmedim ben hayatımda.apaçi dansının kitabını yazmışçasına ahenkle dans eden vücut,anlayamadığı ingilizce şarkılara eşlik etmeye çalışan dudaklar ve baktığmızı farkettikçe içkisini eline alarak kendini kaybedercesine dans eden ve giydiği beyaz gömlek sayesinde onca kalabalığın içinde ay gibi parlayan bu şahsiyeti es geçmek mümkün değildi.apaçiye bildiğin bakıoruz ve kahkahalarla gülüyoruz o da zevkten mest oluyo,artık ne anladı o kadar gülmemizden bilmiyorum ama herşeye herkese rağmen dikkat çekmeyi başarmanın haklı gururunu yaşıodu o dakikalarda heralde.aklıma geldikçe gülüyorum,her mekana lazım böyle bi kaç tane:))işte böyle bunlarda yurdumdan saf ve zengin apaçi manzaraları:)))
yani nereye gidersek gidelim mekan ne kadar kalite olursa olsun apaçilerden kaçış yok gençler!!hayır böle doğuştan apaçi olanlar komik oluyo en azından ama dierleri hiç katlanılcak gibi deil yani..
acaba arkanızdan ne kadar alay ettiğimizi bilseniz aynı şeyleri tekrar eder misiniz beyler??denk gelipte bu yazıyı okuyacak olan tüm beylere sesleniyorum burdan "apaçi olmayın,cool karizmayı da mümkün mertebe elden bırakmayın(:"
venüs kaçar,zaten geç bile kaldı!!
p.s:bu arada yıllarca face kullanmıorum ben die artistlik yapıp "bilişim etiği"die saçma sapan bi ders yüzünden hesap açmak zorunda kaldığıma inanamıorum!!şaka gibi face üzerinde vize notu vericek olan bi hocam var benim!!

18 Mayıs 2011 Çarşamba

iç ses..

hani böyle bişeyi kaybedersin..günlerce ararsın deli gibi..sonra zaman geçer...ama olmadık zamanlarda aklına gelmeye devam eder o..sonra zaman geçer yine eskisi kadar önemsemediğini farkedersin..o kadar çok zaman geçer ki ne kaybettiğini unutursun bile.. ya da unuttuğunu zannedersin..tam unuttuğuna inandığın anda aslında sadece derinlerde bi yere sakladığını farkedersin..
işte tam öyle bi durumdayım şuan..
içim titriyo bunları yazarken,çok uzun zamandan sonra bişeyleri anlatmak bu kadar zor,sanki ne söylesem bişey eksik kalıcakmış gibi..
o kadar heyecanlıyım ki,heyecanım susmakla anlatmak arasında çelişkide bırakıo beni..
böyle çocukça heyecanlarım çok geçmişte kalmıştı oysa ki..
en sevdiği oyuncağını bulan küçük bi kız çocuğu gibi hissediyorum kendimi..
öyle saf bi huzur var üzerimde,öyle çocuksu bi mutluluk..
sebebini ben bile bilmiyorum şuan,ya da kendime bile itiraf edemiyorum..

12 Mayıs 2011 Perşembe

her telden bişeyler

inanılması çok güç ama bugün saat sekizde eve geldim,olağandışı tavrılar sergileyerek bu akşamki antremanı ektim ve bu sefer vicdan azabıda çekmiorum yani:)Erken saatte eve gelmeyi unutmuşum resmen özellikle son yirmi gündür öyle bi koşturma içerisindeyim ki kendi hızıma yetişemiorum desem abartmış olmam!!Öyleki akşamları eve dönüş yolunda yürürken yatağımı düşlemeye başlıorum!!Yarın yine çılgınlar gibi saatlerle yarışacağım bi gün beni beklio olsada su dort bes saatlik boşluk bile mutlu eder oldu beni,gerçi yanlış anlaşılmasın ben zaten hayatı böyle yaşamayı seviorum:)
çok amaçsız bi yazı olucak bu,aklımda milyon tane şey var ve hepsini yazasım var aksi gibi.zaten bu benim en spesifik özelliklerimden biri heralde konuşamaya veya yazmaya başladığımda kolaylıkla susamıyorum.
blog yazmaya başladığımdan beri liste bağımlısı biri olduğumda aşikar!evet sevgili okur venüs production hayatından yeni kesitleri iftiharla sunar...
*allah neşemi bozmasın ama dün çok ciddi bi kaza atlattım!her ne kadar bacağımdaki sargı bezinden dolayı sekerek yürüyo olsamda şuan endişelencek bi durum yok ortada-gerçi babam bugün milyon defa arayıp olağandışı bi durum varmış gibi davransada iiyim aslında-dün akşam sabancı ünide gösterimiz vardı,okula geldik tam servisten inerken bildiğin yere kapaklandım ben.bi elimde koskocaman spor çantası dierinde deri ceketim telefonum falan derken tutuncak yerde yok olduğu gibi dizlerimin üzerine düştüm.genelde düştüğüm zamanlarda kendi komik durumuma gülen bi insan olmama rağmen bu sefer baya gözlerim doldu,beyaz çorabın altından gelen kan lekesini görünce ellerde bi titreme falan..nese hemen bizimkiler geldi ama ben bildiğin şoktayım,hemen buz koyduk bişeyler yaptık ama dizim bildiğin ağrıyo deli gibi.o halimle bide prova aldım beş saat sonrada gösteriye çıktım hırs yaptım!peki ya sonuç??şuan dizim çocukluk yıllarımdan kalmış gibi sargıda:)nazar değdi bana dün,dedim sabancıya gidioruz şöylee bi giyiniyim çektim mini eteğimi tarz çoraplarımı,sevgili hocam beni görünce
-hoca:venüs siz mankenlik yaptınız mı??
-venüs:evt hocam neden sordunuz??
-hoca:manken gibisinizde ondan.
-venüs:-utanarak- teşekkür ederimmm
diyaloğunun arkasından kıskanç bakışların zulmüne kurban gittim tabi!!zaten çok sıkıntı yaratmayan rahatısızlıkları seviorum ben:Ptabi naz da yapıorum inceden inceden:))evet fazlaca şımarık biriyim kimi zaman!en sevdiğim çorabım paramparça olmasaydı iiyidi ama:/
*şımarıklık demişken böle zamanlarda kendimi ödüllendirmeyi seviorum ben,bugünde sevgili paçozla kadıköy semalarındaydık mezuniyet için ayakkabı falan bakalım dedik gerçi ben avmler dışında herhangi bi yerden alışveriş yapabilme potansiyeline sahip deilim ama bugün yine bi ilke imza atmayı başardım ve kadıköyün en nezih sokaklarında bile 350 tl değerinde bi ayakkabı bulmayı başardım!!bu kadarıda olmaz derken çılgın hatun algı aradı
-a:napıosun bebeyim??
-v:iidir tatlım ayakkabı bakıoruz,yaa algı inanmıcaksın ama burda bi ayakkabı beğendim 350 tl
-a:-şokla karışık kahkalarla-bence yanlış anlamışsındır 35 tldir o:))
-v:yok bebeyim eminim bu fiyat üzerinden pazarlık yaptık:)
-a:seni takdir ediorum ve 500tlye kadar limit koyuyorum,eğer onuda bulursan madalya takıcam yani:)))
-v:nese onu boşver de çok bomba haberlerim var..............
-a:kızııııım inanmıorum yaaa,çok merak ettim şimdi,bak bence yarın şık bi yerde yemek yiyelim??
-v:süper olur,cumada eğlenmeye gidelim??
-a:yaa yalın konseri vardı istanbul ünide??
-v:uff algı istanbul ünide saçlarını ortadan ikiye ayırmış emo tiplerle iki tane duygusal şarkı dinleyip havaya girceksin falan mı sanıosun,sonra nerden geldim diceksin buraya:))
-a:offf venüs yaa içimdeki sesi dısarı yansıtmasan olmaz dimi:))nese yarın akşam yemekte kandırabilirsin beni:))
*uzunca bi zaman önce düzenlemeyi tasarladığım paintball turnuvası bu pazar günü hayata geçiyor bi aksilik olmazsa,çokça heyecanlıyım!!bahar geldi yaa venüsün içindeki organizatör ruhu canlandı,iki günden beri telefonlarım susmak bilmiyo,bu sebepten ötürüde fındık fıstık olmak istiorum turnuvada.bu emeğin bi karşılığı olmalı:))
*keyfim yerinde ya şu sıra,sevdiğim herkese şımarıyorum spontane sözler alıorum ve hemen uygulamaya konsun istiorum:)mesela sevgili partnerim  bi çalışmaya gelmediği için küser gibi yaptım sonra bebekte waffle sözünü kaptım kendisinden,geçtiğimiz cumarteside verdiği sözü unutmadığını gösterdi ve çokta keyifli bi gün geçirdik.değişik,birbirinden bağımsız insanları bir araya getirmeyi pek sevmem aslında ama durum komedisi ayşegül herkesi gülmekten öldürdü yine!!bi insan hem bu kadar sempatik hemde bu kadar kendisiyle barışık olamaz:)
-a:yaa venüs benim biyolojik yaşım 58miş inanabiliomusun ve vucüdumun %40'ı yağ,belimde 95cm!!(kesinlikle gözünüzde şişman biri canlanmasın aslında pek güzel hatundur ama biraz balık etli)
-v:yanlışın vardır tatlım yaa o kadar olamaz-bi anlık gafletle-yani benim kalçam 88 ve kesinlikle senin belinden daha kalın yani
-a:dalgamı geçiosun sen benle yaa,ölçüm yaptırdım diorum??
-v:hımm....
-a:yinede senden daha güzelim en güzel hep benim:)))
diyerek herkesin bu diyaloğa rahatça gülebilmesini sağlar.
*hani yine daha önceden yazdığım bi dileğim vardı yeni yaşımla alakalı:"değişik insanlarla tanışmak istiorum"demiştim ama şuan bahsedeceğim kişi değişiğin de ötesinde biri!!!annemler bir iki ay kadar önce yeni bi yazlık aldılar bizde 23 nisanda ailece oraya gittik songül ablalarla-annemin kankisi,benimde anne yarısı olur kendisi-:)her nese yazlığın bulunduğu yer sit alanıymıs yalnızca bizim site var önü pırıl pırıl ege denizi arkasıda alabildiğince yemyeşil orman.yazlığı beğenmesine çok beğendik ama bizim dier yazlık hiç bir börtü böcüğün barınamıyacağı kadar steril!her gün siteyi karış karış gezen bahçıvanlardan ötürü de görünen tek yeşilliğin muntazam bir biçimde biçilmiş çimler ve mis gibi kokan güller olduğunu düşünülünce burası fazla doğayla içiçe kalıo.tabi ben baştan olayın farkında deilim,hep beraber balkonda oturuyoruz sitenin bekçisi olan ailede yanımızda,siteyle ilgili olaylardan bahsedio falan.derken konu vahşi doğadan açıldı,sitenin arka tarafında bulunan vahşi hayvanlardan falan
-kadın:buralarda çok fazla yılan olur,orman ya arka taraf ama sen bişey yapmadığında bişey yapmaz onlar
-v:nası yani bişey yapmaz yılan bu bildiğin??
-k:yılanı öldürüvermekten nolcek tutup silkeliyivercen bi daha hiiiiç hareket edemez
-v:ne yani eline mi alıosun sen yılanı??
-kadının kızı:biz evimizde yılan besledik
-k:tabi vardı bizim bi tane tavanlarda gezerdi,ama hiç birimize bi zarar vermedi,hatta bi gün bak noldu anlatıverem
-v:??
-k:gece yattık yatağa kocam dediki fatma ayakların ne kadar souk,halbuki benim ayaklarım onunkilere değmiodu bi kalktım baktım ki yılanmış yatağa girivermiş
-v:yok artık,e naptınız peki??
-k:napıvercez hiç bişey yapmadık,bence o hocaydı zaten yılan deildi sabah kendi kendine gidiverdi.
-v:-dehşet içinde-hımmmm
-k:o da bişey mi kurtlar çakallar falanda var ormanlıkta..
-v:sen korkmuosun galiba hiçbişeyden
-k:ne korkuvercem en kötü tüfeğim var:)
-kadının kızı:venüs abla gezelim mi biraz etrafı
-v:yok tatlım bak ne güzel sohbet edioruz iiyim ben böle
derken bütün masa ufacık cesaretin onda biri bende olmadığı için kahkalarla gülerler.
p.s:neyseki kurtlar çakallar yılanlar,siteye giremiolarmış pek!!
*uzaklardan bahsetmişken daha da uzaklara gidesim geldi birden:)yine beklenmedik bi gelişme,okyanus aşırı bi sapığım var:))gerçi ben deil kendisi sapık olarak nitelendirdi varlığını.çok etkileyeci bi sesim varmış o yüzden her gün telefonda konuşuoruz kendisiyle.sanırım ona da ii gelio bu sohbetler öle hissediorum,en azından bana ii gelio:)fakat biraz fazla korkak kendisi amerikada yaşıo uzunca bi zamandır ve kesin dönüş yapıo önümüzdeki ay,istanbulda tek başına gezmekten korkuomuş,birazda şımarık benim gibi işte bunu napıcaz bilmiorum.ama sanırım ben onu bastırabilirim bu konuda,bi erkek
ne kadar şımarık olabilir ki hem:)))
*bunun dışında süper bi gelişme daha!!on gün içerisinde beşiktaşa taşınıyoruz:))hani diodum ya deniz kenarında bi eve taşınsak keşke die!!şaka gibi bu hayalimde gerçek oldu,evimiz denize 2 dak yürüme mesafesinde:))
yeni yaşım çok uğurlu geldi bana:))
*hımmmm bişey daha anlatasım var ama sanırım erken daha yazmak için,hem yazıpta olurunu kaçırmamak lazım dimi:)
ben yine çok konuştum bu gece,artık venüs kaçar..
hem belki uyuyamazsam yine gelirim,öyle çok yazasım var bu gece:))