15 Ağustos 2011 Pazartesi

Çok özledim yazmayı,çok hemde..öyle çok özledimki  bu çok uzun bi yazı olucak kesin=)kendime güzel bi playlist hazırlayıp kendimi dinlemeyi  kendimle başbaşa kalmayı özledim..öfke,endişe,telaş,heyecan,stres,mutluluk  ve üzüntünün arasında gidip geldiğim bu iki ayın sonunda şuan kucağımda laptop,yatağımın üzerinde duran büyük bir fincan kahveyle huzur içinde oturduğuma inanamıyorum!!
Saat 00.40 şuan..Harika bi gün geçirdim,zaten geçtiğimiz Perşembe gününden beri çoçuklar gibi şımartılıyorum,çünkü artık resmen mezun oldum,artık karşınızda çiçeği burnunda bir mühendis adayı bulunmakta..=)Sanki gururluyum hafiften,anasınıfı ve kreşide sayarsak okul yollarında geçirdiğim 19 koca yıl!!Şu yaşıma kadar pek çok kez ailemi gururlandıracak başarılar elde etmiş olsamda bunlarla hiç övünmedim ben,lise yıllarımda dahil olmak üzere karnemde hiç “4”bulunmaması alışmış rutin bir durumdu ailemiz için,her ne kadar babamın şımarık kızı olsamda! bu konuda hiç şımartılmadım,zaten “anneeeeeeaaa karnemin hepsi beeeeş,iphone istiyoooom,babaaaaaaaa yeni laptop alcaktıııııık” tarzında salakça tutturmalarım olmadı.Ama istikrar ve disiplin tüm hayatımı ele geçirdi artık derken,son sene olağanüstü bi durumla karşı karşıya gelerek okulun en bela dersinin,o da yetmezmiş gibi en uyuz hocasından  yaz okuluna kaldım!!”kalırsam napıcam ben yaaa okul bi sene uzayacak”die stres ve sıkıntılıyla geçen beş haftanın ardından artık resmen mezunum!!böyle bi rahatlık böyle bi şımarıklık olamaz yani=))hayatımdaki en önemli değişiklik tartışmasız bu!!
Tabiatım çocuk benim ne yalan söyliyim bayılıyorum hediyelere=))ilk hediyemi dünyalar tatlısı annem kep töreninden hemen sonra vermişti zaten-şuana kadar gördüğüm en zarif en güzel bileklik-üzerine ananemde bilekliği tamamlayan çok şık bi kolyeyle karşıma dikilince keyfime diycek yoktu zaten!!babamın hediye seçmek konusunda hep annemin fikirlerine güvendiğini göz önünde bulundurarak ondan herhangi bişey beklemiyodum ve böylelikle hediye faslı kapanmış oldu,daha doğrusu ben kapatmış oldum ama…
bundan on gün kadar önce yaz okulu için istanbulda olduğum bi akşam telefon çaldı.sabah bi kere okuldan çıktıktan sonra bir kere ve gün içerisinde annemle konuşmama rağmen arayan babamdı!!
-b:naber prenses nasıl bakalım keyifler
-v:iiyim yakışıklı fena sayılmaz işte okuldaydım sonra arklarla takıldım biraz beşiktaşta eve geldim sizden naber
-b:ben sana bişey dicektim??
-v:bu saatta aradığına göre garanti yapmam gereken önemli bişey var??
-b:-gülerek-aynen!!yarın ikametini istanbula aldırmanı istiyorum
-v:yok artık,beni acı gerçeklerle bu gencecik yaşımda yüzyüze bırakamazsın=)))yaaa baba iimisin ne alaka gecenin bi vaktinde,istemiyorum uğraşamam ben onunla,hem neden bu çifte standart bişey için lazımsa kardeşim uğraşsın=))
-b:sonra uğraşmadığına çok pişman olursun ama??
-v:hımmmm,hadi yorma beni söyle bakalım neden lazım??
-b:hımmm şimdi şöyle düşündük biz annenle-ne düşündüklerini söylemeden pat diye-biz sana araba aldık=)
-v:naptınız naptınız?????????
-b:biz sana araba aldık-sonrada da çok olağan bişeymiş gibi yapmam gereken işleri sıralamaya başladı,öylede mütevazi yani-şimdi yarın nüfusa gidiosun iönce bunun için,sonra emniyete gitmen lazım,ordan plakayı bastırman gerekio….. vs vs vs
En sonunda dinlemediği akıl etmiş olcakki “venüüüüüüüüüüüs dinliyomusun kızım söyle bakalım en son ne dedim”diye sevimli sevimli konuşmuyomu yanımda olsa yanaklarını ısıra ısıra sevicem.O an şaşkınlıktan arabanın markasını ne renk oduğunu falan bile sormadım,içimden “artık bende bi trafik canavarıyımmmm!!!”diye kahkalar atıorum.tabiki babacım sustuktan sonra bolca teşekkür etmeyi ve onu çok sevdiğimi söylemeyi unutmadım ve arabamı sormayıda akıl edebildim.”senin kadar zarif bence ama geldiğinde kendin karar verirsin beğenip beğenmeyeceğine”dedi canım babam.o gece ertesi sabahı düşünmeden mutlu mutlu uyudum ben=)
Ertesi sabah karga pisliğini yemeden uyandım tabi ben-ne kadar kibarim yalnız bok bile demiyorum!-hemen nüfusa gitmek için.yıllarca doğalgaz,elektrik vs vs tarzında abonelikler alırken edindiğim tecrübelerden yola çıkarak erkenden şişliye gittim ve işlerimi halletiğim gibi tekirdağa geldim hemen noterden satış işlemi gerçekleşti ve plakayı nasıl alacağımız konusunda bizi detaylı bi şekilde bilgilendirdiler.yok sıra almak gerekiomuşta bilmen ne belgeleri lazımmışta falanmışta filanmışta..ama sistemler kilitliymişte şuan internet üzerinden işlem yapılamıyomuşta,milyon tane bahane…nese ben elimde belgeler  ve eski plakayla istanbula döndüüüüm ve soluğu doğruca şişli emniyette aldım.kapıdan adımımı bir attımki Allahım o nasıl bir kalabalık nasıl bir insan seli,yok dedim yani ben burda beklemeye kalkarsam bi  haftadan önce bitiremem işimi.en saf en sevimli halimle etrafıma bakınarak avlanmaya başladım illaki saftiriğin biri bana yardım etmek isteyecekti,ki nitekim iki dakika geçti geçmedi genç bir polis memuru yanıma gelip “yardımcı olabilirmiyim bişey arıyousunuz galiba” dedi.şeytanı yönümü bi kenara saklayarak en tatlı halimle “ben tekirdağdan geliorumda bi plaka değişikliği işim vardı ama nasıl yapabilceğim konusunda hiç bi fikrim yok,-dehşet içerisinde bi tavırla-bu sırayı beklemem mi gerekiyo acaba,ben akşam geri dönceğimi düşünmüştüm””hımmm anlıyorum bayan ben yardımcı olıyım birazdan gelirim hanımefendi diyerek adam yanımdan uzaklaştı,etrafın yargılayan bakışları olmasa nerdeyse göbek atıcam.adam mucize gibi beş dakika sonra geri döndü,şimdi şöförler ve esnaflar odasından plaka bastırmanız lazım yeri de… diye tarif ederken  biri seslenince aniden ayrılmak zorunda kaldı.neyseki işin en önemli kısmını halletmiştim,tekrar dışarı çıktım etraftaki herhangi birine gitceğim yeri sordum,tarif ettiler ama çok bekliyceğimide hatırlatmayı ihmal etmediler tabiki.neyse artık şansıma ne kadar beklersem diye düşünürken sivil biri yanıma geldi ve plakamı bastırcaksınız hanımefendi diye sordu,evet dedim bende bunun üzerinde beni ömer bey gönderdi deyin beklemek zorunda kalmazsınız dedi,adama bakakaldım tabiki ama teşekkür ederek hemen uzaklaştım=))yardım ettiğine üzüldümü sevindimi bilmiyorum ama ordada hiç beklemeden işlerimi halettmiş oldum,babamı arayıp herşeyi hallettiğimi söylediğimde inanamadı,tabi sonra olayların detaylarını anlatınca erkeklerin kimi zaman ne kadar komik durumlara düştüklerine gülmeden edemedik=))burdanda haberle böyle işte,artık benimde bi arabam var,bende bi trafik canavarıyım,yuppi!!
Bunun dışında sevgili paçozla beşiktaş beerporta akşamları yarattığımız tatil atmosferine fena kaptırdık kendimizi.malumunuz istanbul yazın gündüz saatlerinde çekilmez oluyo,bi de yazlıktan istanbula dönme eziyetinin üzerimde yarattığı etkiyi  siz düşünün.bizde madem tatile gidemiyoruz e beşiktaşta bizim bodrumumuz çeşmemiz olsun nolcak yani düşünüp nerdeyse birlikte olduğumuz her gece orda takılmaya başladık.e bi süre sonra geyikti muhabbeti yetmemeye başladı ve ciddi ciddi tatile gitmeye karar verdik ama benim yaz okulundan geçme durumum kritiğe binince tüm o enerji tatil tutkusu söndü gitti bende.taş kafa fatihte-hocam olur kendisi-sınav sonuçlarını bi haftadan önce açıklamayacağını bildirince ben iice “yok ben o stresle tatil yapamam” havalarına girdim.dengesiz mal iki gün sonra açıkladı sonuçları ve tatil planını iptal ettiğimle kaldım:/beerporta oturduğumuz bi akşam gene hocalara verip veriştiyoruz, deniz “unutmak mümkün mü sen mustafa sivriye günahını bile vermezsin o derece uyuz oluosun ona “dedi.koptuk tabiki,son sene benim en çok kurduğum cümlelerden biri buydu sanırım ama şimdi bayrağı taş kafa fatihe devrediyorum.ben geçtim ama kaç kişiyi bırakmış adi kel!!!bak gene sinirlendim.
İptal etmiş olduğum tatil babam tarafından tekrardan aklıma sokuldu ve üç gün sonra eğer yer konusunda karar değiştirmezsem antalyaya uçuyorum ordanda kemere geçicez,babam aynı yerlere takılma geçen yaz çeşmeye gittin zaten diyerek beni kemere göndermek konusunda ısrarlı=))farklı bi yere gitmek ii fikir aslında,pek güneş havuz deniz özlemim yok zaten bunlar yaz başından beri ayağımın ucunda.yazlıkta olduğum her gün düzenli olarak yüzüyorum,sabahları uyanamazsam ki genelde uyanamıyorum akşamları koşuyorum.her ne kadar çevremdekiler manyakça bi enerjim olduğunu düşünüp şaşırsalarda ben spor yapmadığımda kendimi huzursuz hissediyorum.az önce canım kuzucum sevgili iç ses!pınarla konuştum,çok özledim onu yaaa,hayal kurduk falan bi sürü,akşam koşu yaparken mesaj attı dedim koşuyorum ben şimdi sonra arıycam.aradım tanıdığım neşeli eğlenceli ses,nasıl özledim anlatamam.dedim seneye birlikte spor yapıcaz yüzücez koşucaz falan,ben burda çok tembelleştim önce bana yürümeyi öğretmen lazım dio şapşal=))tam bi durum komedisi,burdan da belirtiyim her ne kadar fazla bi okur kitlesine ulaşamasam da pınarla evlenicek olan erkek yaşadı,tabi benimlede=))bol bol akıl verdi tabi bana sevgilli iç ses,mutlulukla kapattık tekefonu.nerden nereye gelmişim.haftayada tatile gidiyorum yani..
On gün öncede bozcaadaya gittim nankör olmamak lazım yaz okulu tatilimin çokta içine etmedi aslında,nasıl sevimli nasıl güzel bi yer anlatamam,hep gidiyim hep gidiyim istiyorum.seneye yeni yazlıkta olucak bizimkiler büyük ihtimalle- bozcaadanın tam karşısında-,babam akıllı adam hep reddedemeyeceğimiz tekliflerle karşımıza çıkıo.canım benim,yerim!!
Hımmm sa 01.55!!uykum gelmeye başladı yavaştan,tam karşımda centilmen bi arkadaşımın bana dönemin son sınavı öncesinde yaptığı sevimli sürpriz tüm cazibesiyle karşımda duruyo ve şuan beni ele geçirmek üzereler.”yaaa ben hiçbişey bilmiorum diye sızlanırken,6.sezonuda içinde  barındıran how i met your mother cdlerinin çantadan çıkması tüm dertlerimi unutturdu bi anda=)çok izleyesim var!
Acayip bi kafa hali benimkisi şuan,acayip rahatım acayip mutluyum.kendi kendime mutluyum ben=)inanılmaz bi aldırmazlık var üzerimde önemsediğim olaylara,insanlara karşı..bazen ben bile kendime şaşırıyorum.sanki şu okul stresinin üzerimden kalkmasına bağlıymış herşey,bunun dışında bi anda herşey gözümde eski önemini yitirdi ve canımın istediği zamanda canımın istediği şeyi yapıorum.duygusal dünyamla uğraşmamaya çalışıorum bi de bu ara,fena halde köşeye şıkıştım çünkü=)neyse şimdilik bu durumları da rafa kaldırıyım bi de bunları anlatsam sabaha kadar yazarım heralde..venüs için dizi vakti=)Özlemişim bu mecraları,seviyorum hepinizi!