15 Mart 2011 Salı

deneme bir ki üç!!!

venüs ve öğrencilerin taze gözdesi esra,geçtiğimiz güz dönemi karar verdikleri "sinema geceleri"nin ilkini gerçekleştirmek üzere bir araya gelmiştir.Venüsün hazırladığı enfes kahvaltının altında kalmak istemeyen esra,geceyi yemekle taçlandırmaya karar vermiş ve sulu köfte eşliğinde fırında makarna (ne alakaysa) yapmaya karar vermiştir.Öncelikle olayı bu noktaya getiren salı kahvaltısının yapıldığı sabaha dönmek gerek ama..
venüs o sabah annesinin gelmesi şerefine erkenden kalkar ve marifet durumunun yerlerde olmadığını ispat etmek için mutfakta hummalı bir çalışmaya girişir.Mükemmel bir sofra düzeni ve enfes kahvaltılıkların oluşturduğu cezbedici manzaranın keyfini çıkarırken esra'nın sefil bi kahvaltı yapmasına gönlü razı olmaz ve onuda davet eder.Keyifli bi kahvaltının ardından venüsün annesi mutfağa girer ve sanki orduyu doyurcakmışcasına yemek yapmaya başlar.Esra ve venüs ise işin püf noktalarını öğrenmek yerine içerde laklak yapamyı tercih eder.Ertesi gün ilki düzenlenecek olan sinema gecesi,bilmem ne zamana alınacak olan tiyatro biletleri vs vs vs..
bir süre sonra mutfakta işini bitiren anne içeri gelir.
-anne:esracım bir sürü yemek yaptım sen yarın akşamda gel birlikte yiyin.
-esra: ımmmm yarın akşam sinema gecesi yapcaktık bizim evde,hem ben yemek yapardım??
-anne: tamam o zaman sizde yiyin venüs tencereyi getirir zaten.
-esra: e ben bişey yapmıyım o zaman
-anne:makarna yap canım sende
-esra: peki o zaman,yarın akşam yemeğe bekliyor...   derken telefon çalar,arayan venüsün karizmatik babası..

venüsle mini bir sohbetin ardından telefona iç işlerini ister

baba: nasılsın canım?
anne: iiyim hayatım,kahvaltı yaptık,esra burda bende yemek yaptım işte çıkıcam birazdan.Bugün kahvaltıyı venüs hazırladı,yarın akşamda esra'da yiycekler yemeği.
baba: aferin kızlara bak üşenmiyolar
anne:yok canım yemeği ben yaptım,venüs yarın tencereyle gitcek oraya,esra'da bi makarna yapar.
baba:(kahkahalar eşliğinde) aksine şaşırırdık zaten der ve diğerleride hattın diğer ucunda kahkahayı basarlar.

Ertesi gün elinde tenceresiyle esra'nın evine giden venüs,onu fırının başına tünemişken bulur.Sade bir makarna yapmayı gururuna yedirememiş olan esra,o gazla ilk fırında makarna denemesini gerçekleştirmiştir."Bak nasıl oldu bilmiyorum yani ilk denemem" tarzında cümlelerle olası tüm kötü sonuçları ekarde etmek isterken sonuç gayet başarılıdır.
-v:esra cidden çok başarılı olmuş, sevdim ben.
-e:(gururla)afiyet olsun canım biraz daha yermisin?
-v:olabilir,sen buna beşemal sosmu koydun?
-e:evet,işte en sonda kaşar rendeledim üstüne
-v:yaaa annem buna çok benzer bişey yapıo,içine brokoli koyuyo ve harika oluyo bi dahakine onu deneyelim.
(bundan sonraki talihsizliğin ilk hamlesi bu cümle oluyo,haddini bil otur dimi ama yok(: )
-e:tamam olur.
-v:hatta arayıp sorıyım ben bi-hemen  telefona atlar,eline kağıt kalem almadan tarif alır,annesinin söylediklerinibi yandan kendi beynine yazarken bi yandan da yüksek sesle tekrarlayarak esra'nında kayda almasını sağlar ve ertesi hafta uygulamaya karar verirler...

Ertesi hafta...
Bu seferki yemeği birlikte yapma kararı alsalarda venüsün iş çıkışının geç olmasından dolayı esra mutfağa girer.Her ihtimale karşı bi yandanda en iyi bildiği mercimek yemeğinide tencereye koyar,venüs geldiğinde herşey hazırdır.
-v:aaaa hani bekliyodun sen beni??
-e:ya çok geç olcaktı beklemedim,yalnız bi sorun var.
-v:??
-e:hani annen demişti ya makarnayı beş dakika falan kaynatıp diriyken borcama dizin diye
-v:eee??
-e:yaaa ben biraz fazla kaynattım,neredeyse pişti
-v:aaa ya şimdi sütü döktükten sonra fırına atınca iyice hamur olursa??
-e:onun içinde kremalı tavuk çorbasını sütün içine döktükten sonra onuda ısıttım.
-v:ama onu makarnanın üzerini geçeçek şekilde soğuk dökmemiz gerekiyodu??
-e:ısıtıp döktüm ben işte fırında çok kalırsa hamur olur diye
-v:hımmm anladım mantıklı aslında,pişme sürecini kısalttın sütü ısıtarak,peki brokoli noldu??
-e:bak onu tam annenin dediği gibi yaptım.bak fırından çıkaralım bi elle makarnayı annenin yaptığı gibi olmuşmu(tadına bak değil yalnız elle)
-v:yaniiiii olmuş gibi
-e:kızım olmuşmu olmamışmı annenin yaptığı şey bilmen lazım??
-v:dur tadına bakıyım...olmuş olmuş yaa sevdim ben.ver kaşarıda ben rendeliyim.

itinayla kaşar rendelenir ve bi beş dak daha fırında bekletildikten sonra sofraya oturulur.Kurtarıcı yemek mercimekte masanın ortasında yerini almıştır tabiki.esra özenle servisi yapar ve venüs önce makarnanın tadına bakar.
-v:esraaaa inanmıycaksın ama herşeyi tersten yapmana rağmen süper olmuş makarna,geçen seferkinden daha iyi bence sosun tadı
-e:hadi yaaa....(tadına bakar)evet evet bencede.
aynı şevkle brokolininde tadına bakan venüsün garipleşen ifadesi neticesinde
-e:noldu olmamış mı??
-v:yani biraz pişmemiş,nasıl yaptın ki kuzum sen bunu,hem neden brokoliyi hiç parçalamadın??
-e:yaaa aynı annenin dediği gibi yaptım, fazla parçalama dememiş miydi o hem??
-v:yani kuzum bunlarda baya büyük kalmış=)))
-e:dur bi tadına bakıyım..ayyy yencek gibi değil bu,bildiğin hiç pişmemiş(fazla realist davranarak makarnanın içindeki tüm brokoliyi ayırır)
-v:olsun makarna süper olmuş
-e:brokoliyi ayıkladım zaten,tuh bee aslında ben daha çok kaynatcaktım onları..
-v:neyse hem bence buna kremalı tavuk çorbası süper olmuş,bi dahakine brokoli yerine tavuk mu koysak??
-e:bencede haşlanmış tavuk süper olur.
-v:brokolininde salatasını yaparız:))
der ve bir sonraki film gecesinde yepyeni bir deneme üzerinde buluşmak üzere sözleşirler:)

p.s:buarada mercimek yemeğinin çok güzel olduğunu belirtmeden edemicem,ama yinede biz ölümüne makarna yedik o gece(:

6 Mart 2011 Pazar

hayali sevgiliye...

bana küçük sevinçler ver sevgilim,
küçük ama gerçek olsun..
ellerimi tutmadan ,sarılmadan sev beni
sadece gözlerinle..
en sakladığın,en güzel köşeye koy kalbinde
kaçtığım,korktuğum tüm yollar oraya çıksın..
takılıp kalacağım bir delilik olsun seninle olmak..
anlatmaktan bıkmayacağım en çılgın hikayem,en beklenmedik zamanların süper kahramanı sen ol..
sadece sana ait bir serserilikle sev beni..
öyle çok sevki;
bıkmadan dinleyebileceğin tek şey gevezeliklerim,kahkahalarım festivalin olsun..
öyle çok sevki;
arkanı döner dönmez özle beni..
hiç bırakmayacak,hiç vazgeçmeyecek kadar çok sev beni sevgilim..

2 Mart 2011 Çarşamba

iyiki doğdum=)

içim kıpır kıpır,deliler gibi gülmek istiyorum herşeye=)hiç durmadan konuşmak,anlatmak anlatmak istiyorum bişeyleri, o kadar güzel o kadar dolu geçti ki bu on beş gün yeni yaşım resmen uğur getirdi bana.
Deli gibi şımartıldım bi kere, hatırlamasını istediğim herkes hatırladı doumgünümü,sevgi ne büyülü bişey!!!şimdi beni mutlu eden insanlara teker teker teşekkür etmek istiyorum burdan=)
-ilk teşekkür hayatımı bi durum komedisine çevirenen,beni kimi zaman delirtsede asla vazgeçemeyeceğim,suratımı astığım her an karşıma geçip beni kahkahalarla güldüren en baş belası,en tatlı,en çapkın ama bi o kadarda duygusal ve buna tezat olacak şekilde geleceğin  bir numaralı şerefsiz avukatı olmaya aday bir aristokrata!!!!ne kadar çaktırmasamda bayılıyorum kendisine =)
-ikincisi tabiki dünyanın en karizmatik,en sevecen,en yakışıklı ve kızını en çok seven babasına=)O kız ben oluyorum,dolayısıyla bende babasına aşık olan kızlardanım=)
-üçünsü dünyanın en huysuz -bunu duymasın çok kızar bana-ama en tatlı,en  düşünceli,en narin kadınına yani anneme..
-bi sonraki öz teyzem duymasın kayırdığımı ama ondan bile çok sevdiğim,benimle ilgili en küçücük ayrıntıyı bile atlamayan kalbimde apayrı bir yer edinmiş gülçin teyzeme,huysuz eşi apo ve taze mühendis burhana.
Her ne kadar 23 yaşına gelmiş koskocaman bi genç kız olduğumu görmezden gelip yıllardır beni deli eden"happy birthday" şarkısını bu yılda çaldırarak gittiğimiz mekanda beni yerin dibine soksalarda çokça seviorum hepsini=)
-bi sonraki mutfakların kraliçesi,tahtı ve hünerleri yıllarca konuşulacak olan,annemin seviyesine ulaşmak için kendini paraladığı ama buna rağmen daima tercih edilen olma konusunda tahtını kendi kızına bile kaptırmayan ananeme,özledim çok!!
-bi sonraki marifet durumumun neden yerlerde olduğu ve "kime çekmiş bu kız??" sorusuna  cevap nitelikteki teyzeme=)))-nasıl taze fasülye yaptığını gördükten sonra ekol edindim onu kendime-tabi eniştem ve sevgili kuzenlerimide atlamamam lazım.
-bi sonraki üç yaşındaki çoçuğu anne değilde "babaaaaaaaaaaa"diye ağlayan emin abime ve durumu gayet olağan karşılayan eşi türkan ablaya=)
-bi sonraki her sene ben aramama rağmen beni arayıp utandıran halama
-bi sonraki bana bi ömür yetcek kadar akıl veren annemin çılgın ekürisine=))-hayriye,ümran,neriman,bircan vs.teyzelerim=)))

sanırım sıra arkadaşlarıma geldi şimdi=)

-ilk teşekkür lise yıllarının tek ismi,sayamadığım kadar güzel anı paylaştığımız,şımarıklarıma "sen var ya sen,deli etceksin beni,yanında olsamda kırsam bacaklarını" diye atar yapıp bı dak sonra "seviorum seni" die mesaj atan,kızlardan yana çilesi hiç bitmemiş ve bu kafaylada bitmeyecek olan canım benim ladesim türkerime..
-ikincisi üniversite yıllarıma damgasını vuran,tüm delilik anlarıma an be an tanık olup bi o kadar uyum sağlayabilen,tanıdığım en sorumluluk sahibi,en pipirik, "yaaaa napcaz şimdi" diye telaşlı telefonların sonunda benimle konuşunca aslında hiçbişey yapmamasının daha uygun olduğuna karar veren,ince espirilerine bi ömür boyu gülebileceğim,"fena değil" kelimesinin altında yatan beğeniyi sadece benim anlayabileceğim,en mükemmelliyetçi en sevimli paçoza..
-bi sonraki lise yıllarımın vazgeçilmez dier bi ismi,naifliğinin altındaki potansiyeli bu seneki doumgünümde neredeyse benim kadar dans ederek gözler önüne seren,dört gözle evlenmesini beklediğim-duymasın çok çok kızar-,mutlu olmayı bence en çok hakeden burcuma..
-bi sonraki gecenin köründe beni uykumdan "bugün güzel bi insan doğmuş kimki acaba" die uyandırıp komik hikaylerimizle kahkahalara boğan ,adı mustafa olsada benim için bi on yıl geçsede mustafa dediklerinde yadırgayıp benim için bi ömür topuz olarak alıcak,topuzuma..
-bir sonraki canım benim ladesimin yaptığı organizasyonu attığı "canım gec atıorum mesajı ama yarın nası olsa birlikteyiz o yüzden çokta sallamadım" diyerek açığa çıkaran daha sonra "ohaaaa böle bi öküzlük yapmış olamam" deyip önce kendisine kızıp sonra "yaaa laf aramızda bu türker tam bi dallama..." diyerek türkere çemkirerek beni gülmekten yerlere yatıran ouza
-bi sonraki ouzcuğumuzun gözdesi, trakya havalarının hakkını veren cansuya
-bi sonraki cuma akşamı yanımızda olmasa da arayıp doumgünümü bir kez daha kutlayan,geleceğin idealist yönetmeni,taksim gecelerinin en gözde dj'yi kutaya,
-bi sonraki yılların hiç değiştirmediği ve bu haliyle kalbimde ayrı bi yeri olan hüseyine
-bi sonraki çok kısa bi zaman önce tanımış olmama rağmen delicesine anlaştığım,bir önce okulunu bitiripte istanbula gelmesi için adaklar adadığım,tanıdığım en delidolu en neşeküpü hatun pınarıma
-bi sonraki "koyver gitsin" mantığını hayat felsefesi haline getirmiş,gece eğlencelerinin vazgeçilmez ismi,bir ömür eskitmeden anlatabileceğim ev maceralarımızın ikinci başrol oyuncusu-birincisi ben oluorum=))-olağanüstü durumlarda akla ilk gelen,vaziyet kıvırmada üstüne adam tanımadığım kuzucuğum gökçeme
-bi sonraki yaklaşık 12 yıldır ömrümü çürüten ama buna rağmen vazgeçemediğim,yine her türlü şımarıklığıma lafta şikayetçi olup bana tek bi güzel kelime sölemesede sevgisinden hiç şüphe etmediğim canım dostum,doktorcum kubilaya
-bi sonraki yazılım dünyasının piri,hayatımı "tamam tatlım sıkıntı yok hallediriz" diyerek daima kolaylaştıran tanıdığım ve dinleyebileceğim tek batarist,onurcuğuma
-bi sonraki tavlada benden ilk yenilgisini alarak hayatının darbesini yiyen bu imajımı sarsmamak adına onunla bi daha hiç tavla oynamadığım fanatik gsli semihe
-bi sonraki kutlamasını en son bekleyeceğim,bloğumu yepyeni bi tasarım hazırlayarak  ilk doumgünü dileğimi gerçekleştiren ve attığı doum günü mesajıyla yüzümü güldüren  blogumun tek sıkı takipçisi alpere
-bi sonraki üç ayda öğrencilerin korkulu rüyası olmayı başaran çiçeği burnunda şirine öğretmen esracığıma
-bi sonraki yıllardır bana ve benden sonra gelen dier kuşaklara örnek olacak şuan 1,5 yaşında bi kızı olmasına hala inanamadığım emel ablama
-bi sonraki tanıdığım en entel başarılı ressam cana,çokça özledim kendisini
-bi sonraki bana kendi evinde düzenleyeceğine söz verdiği yemek sözünü tutmayıp şimdi ailesinin yanına taşındığı için mahcupları oynayan ama buna rağmen gönül koyamadığım yılların eskitemediği eniştem tekine
-bi sonraki ilerleyen yıllarda yaptığı yatırımlar, kovaladığı işlerle adından sıkça söz ettirecek olan ve bana bi doum gunu pastası sözü veren emreye
-bi sonraki onca youn işine rağmen doumgünü mesajımı unutmayan sevgili tolgaya,
-bi sonraki yazlık gecelerinin önemli isimlerinden su sıralar aşk mağduru arnold lakabıyla tanıdığım burak'a
-ve son teşekkürümde how  met cdleri dışında beni hiç hayal kırıklığına uğratmayıp,beklenmedik süprizler yaparak şaşırtan hakana gitsin...

seviorum hepinizi çokça=)))