22 Kasım 2012 Perşembe

bi dosttan ilk post


Merhaba sevgili Venüs'ün Aynası okurları,

Bendeniz konuk yazar Venüs'ün arkadaşı. Adım arada geçer yazılarında ama şimdilik hangisi olduğumu bilmeyin gerek yok, gizemli olsun daha iyi =) Eee ne alaka sen şimdi ne diye yazıyorsun kızın bloğuna diye düşünenleriniz olabilir. Haklısınız ama kendime blog açmaya üşeniyorum (belki de bi gün heves edip açmışımdır öyle boş boş duruyordur hatırlamıyorum ) bu yazıyı bile bi kaç ay gecikmeyle yazıyorum. 

Venüsle yollarımız yaklaşık 15 ay önce bir masa başında karşılıklı ve hararetli bir tartışma yaparken kesişti. Oooo hatun taş demiştim içimden =) Ordan çıkışta bi kaç arkadaş daha hep beraber çıkıp metrobüse binicektik ki Venüs; 'Yaa ben bi üzerimi değiştireyim mi bunlarla hiç rahat değilim' dedi. Bizde bekliyoruz işte hatun üzerini değiştirecek gelicek topuklu falan giymiş, herhalde babet  giycek tüm gün bunlarla nasıl durur insan diye geçiriyorum içimden. Aaaa bi geldi yine ayakta 10 cm topuk ama bu kez dolgu topuk eee tabi daha rahat nihahah =)) Neyse zaten tanıyanlar bilir kokonadır yani bana da ilk günden belli etmişti kendini. Gel zaman git zaman derken baktım kafa bi kız ölçtüm tarttım tabi :P dedim tamam bu benim kafadan, en sevdiklerim listesine ekledim onuda =) Şimdilerde kendisi hayatımdaki birçok aktivitenin başını çeker oldu. Bebemm benim seviyorum seni!

Neyse şimdi geldi en yakın aktivitemizin lansmanını yapmaya. Gelişmeleri muhtemelen Venüs'ün bir sonraki postunda okuyacaksınız. Sevgili arkadaşımız Gözde bu hafta sonu sınava girecek ve umuyoruz ki kazanacak! Bayağıdır Venüs'e bir Latin gecesine daha gidelim diyordu zaten. Venüs ve bağlantıları sayesinde Cumartesi Gözde'nin sınav çıkışında tahmin edersiniz ki soluğu bir latin partisinde alacağız. Tabi ki gecenin vazgeçilmez diğer isimleri ortam insanı Tuğçe, Gülşah ve dans edemeyenleri bile dans ettirebilen sevgili arkadaşımız Recep olacak. Başka birileri daha gelicek ama konu ile ilgili tam malumatım yok, gelenler hoşgelir. O gece Gözde tüm kayışları kopartma niyetinde ( ahaha bişi var ki sana da söylemeyi unuttum Venüs hatırlat da anlatayım:), Tuğçe zaten lakabından da anlaşılacağı gibi ortam insanı partiye gider dans eder, düğüne gider halay çeker,türkü bara gider hüzünlenir, lay lay lom galiba sana göre sevmeler diye eşlik bile eder şarkılara; canım benim çok severim iyi kızdır =) Gülşah da kuzum dans etmeye hevesi var fakat yeterli kıvraklık yok ahaha =) Neyse geçen sefer çaktırmamıştı ilk latin gecesi olduğunu bu sefer daha yüksek bir performans bekliyoruz kendisinden. Heee bide nasıl bir beyin 'Neden hala Gülşah'ın işleri düz gitmiyor' diye arama yaptırır arkadaş, hiç mi üşenmez bunu arama motoruna yazmaya. Bi rahat bırakın kızı ahhaha =) Venüs'ün çok sevdiğimiz erkek arkadaşı nam-ı değer Spartacus gelecekler mi bilinmez ama bekleriz kendisini =) Parti sonrasına ver elini beyoğlu =) bir yer buluruz eğlenecek, gönüller bir kafalar güzel olsun yeter. ;)

Cumartesi gecesinin lansmanıda yapıldığına göre biraz kendi hikayelerimi anlatayım sizlere belki ilginizi çeker. İki hafta önce çok şeker bir insanla tanıştım. Arkadaş eşcinsel çok tatlı ve komik biri. Muhabbet ederken konu konuyu açtı neden bunu tercih ettiğinden bahsetti. Gerçekten çok garip hem üzülüyorum (çünkü genelde doğulu oluyorlar ve aileleri asla ve asla bu durumu kabul edemiyor) hem de hayata karşı duruşunu görünce o böyle mutlu ama deyip geçiyorum. Kendide öyle diyor zaten Allah böyle olmamı istemese neden içime bu duyguları verdi o zaman, sonuçta beni de o yarattı! Neyse geçen hafta da başka bir gay arkadaşla şöööyle bi arkadaş ortamı yapıp tanıştırdık onları. Anlayacağınız üzere bir nevi pezevenkleri ben oldum. Hollanda da evlenirlerse nikah şahidiyim sözümü aldım =) Tabii bu durumu duyan annemin ilk cümlesi; 'Bu işlerle uğraşacağına kendine düzgün bi adam bul' oldu. Hayatımda birinin olmasını istediğinden değil lafı aslında, biri olunca da beni paylaşamıyor hep onla daha çok vakit geçireyim istiyor =) Babama göre zaten 30 yaşına kadar dizinin dibindeyim. Duygularımı kaybettim zaten yeminle (hep olduğundan şüpheliydim zaten). Bi insan düşünün ki biri ile ilk kez buluşmaya gidiyor karşı tarafın niyeti belli, bende sanki beğeniyorum falan he belki bunla olur diyorum ama insan hiç mi bi heyecanlanmaz ya şu kalp bi hızlı atmaz mı? Karnında kelebekler uçuyor deyimini bi tecrübe edemedim. Hoşlandığı herifle aynı ortamda olduğunda yemeden içmeden kesilen insanlar tanıyorum ki Gözde de tanır onları =) Eski erkek arkadaşlarımla bile buluşmaya giderken hiç heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Ya da ayrıldığımızda ahhhh dünyam başıma yıkıldı sendromuna hiç giremedim. Zaten bi gün bi adam bana bunları hissettirebilirse ben evlenme teklifi edicem! Köpek olucam peşinde ahanda buraya da yazdım! ahahahah =) Tabii öncesinde 'makus talih'imden kurtulmam lazım (Makus talihim şu ki: karşıma çıkan adamların hepsi neredeyse aynı özelliklere sahip.)

Ah bide gündemimde bir yarışma var ki düşününce bile daha programa gitmeden kopuyorum gülmekten. Kızlarla konuştum az önce deneme çekimine gitmişlerdi. Oradaki adam hadi sizle oyun oynayalım ben size sorular soracağım siz aklınıza ilk gelen nesneleri söyleyin demiş. İlk soru: Bana uzayan bir şey söyleyin,  bizimkilerin cevabı: ay valla aklıma ilk geleni söyleyemem rtük kapatır ahahah =) ikinci soru: bana patlayan bir şey söyleyin, bizimkilerin cevabı: silikon! Düşünün bide program trt de olcak =). Neyse adam cuma veya cumartesi alıcaz sizi demiş. Ne giysek diye geçecek şu 2 veya 3 gün anlaşıldı.

Velhasıl ilk yazım olması sebebiylen lafı daha uzatmayacağım işte böyle bişiler yazasım geldi bugün ve yazdım. Venüs'te dürtüp duruyor ne yazdın hadi gönder diye. Göndereyim de rahatlasın =)

İmza
Güneşten parlak Aykız