Yine çok uzun soluklu bi ara oldu,gerçekten istememe yazcak bi sürü seyi biriktirmeme rağmen bi türlü zaman ayıramadım ve ne zaman pc başına otursam öncelikle yazamama bahanalerimi sıralıyorum masum masum=)bu blogu kendim için açmıştım ben aslında,başımdan geçen veya içimden geçen şeyleri yazıp eğlenmekti amacım,fakat hiç yazmamama rağmen birilerinin blogumu ziyaret etmeside hoşuma gitmeye başladı.hatta geçen gün twitterdan “bloguna daha fazla zaman ayırmalısın” şeklinde aldığım geri bildirimde beni motive etmedi desem yalan olur.tabi blogumun daimi okuru en büyük destekçim alperi de anmadan edemiycem=)
Evet sevgili okur Venüs production hayatından yeni kesitleri iftiharla sunar!
Rüyalarımda bile mülakatlarla yöneticilerle uğraştığım günler epeyce bi geride kaldı,girmiş olduğum yedi mülakat sonrasında tamamen türk sermayeli kurumsal bi şirkette işe alınmış bulunuyorum.Böyle küçük çaplı bloglarda adını vermeye gerek duymayacak kadar çok reklamımız çıkıyo televizyonlarınızda,mütevazilikten ölüyoruz yani=)
Pek işe başlamış gibi hissetmiyorum kendimi,çünkü üç aylık bi eğitim süreci sonrasında departmanlarımıza yerleştirilicez,iş geliştirme uzman yardımcısı olarak işe başlayacağım öngörülmüş olsada her an her şey değişebilir,şuan keyfim acayip yerinde çünkü iş arkadaşlarım herhalde sipariş etsem bu kadar iyi olamazdı!Özellikle bi tanesi var ki kendisine bayılıyorum,bizi birbirimize benzetiolar zaten.Fazla “gülen “bi ekip olduk=)Günler böylece su gibi akıp geçerken birinci ayımı doldurdum ve ilk maaşımı aldım,tabi hemen süper eküri Emine’yle soluğu taksimde aldık=)önce güzel bi yemek sonra jadore’de çikolata keyfi tabikide bol dedikodu eşliğinde!Gariptir ki almış olduğum bu para sanki ilk maaşım deilde yüklü bi miktarda bursmuş gibi gelio bana,çünkü şuan eğitimlere girip eğitmenleri deli etmek dışında pek bi işlevimiz yok şirkette.Şirket içindeki yöneticilerin yanı sıra dışarıdan gelen eğitmenlerden de kişisel gelişim eğitimleri alıyoruz.Eğitimlerin çoğu eğlenceli ve verimli geçio-verimlilik ana ölçütümüz çünkü İK çalışanları bu eğitimlerin bize yapılan çok büyük yatırımlar olduğu konusunda kafamızı ütülüyo-Burda ismini verip rencide etmek istemediğim bi eğitmene günü resmen kabusa çevirdik biraz ayrıntıya girmeden atlamak istemiyorum.
Sevgili TMI grup üyelerinden X bey geçtiğimiz hafta sahte bi enerji ve gereksiz yapmacık bi edayla eğitim salonumuza teşrif etti.Yüzünde gayet eğreti bi ifadeyle “Günaydın!”die seslendi fakat kimse iplemedi kendisini.Sanki ortaokul çağındakindaki bebelermişiz gibi gereksiz motivasyon cümleleriyle bize yüksek sesle günaydın dedirtmeye çalışan Bay X,neyseki aramızda biri yeter artık Allahın cezası vurgusuyla istediği tonlamaya sahip bir “günaydın”la geri dönüş yapınca tatmin oldu.Hemen akabinde daha hızlı koşan kazanır temalı bi aslan geyik resmini ekrana yansitarak“ne düşünüyosunuz “die sordu.Hepimizi şaşkına çeviren bi ses “ikinci sınıf motivasyon kitaplarından fırlamış gibi”demezmi=))O anda herkesin gözler açıldı ve kendi aramızda sessiz bi anlaşma yaparak adama karşı güçlü bi ittifak oluşturmuş olduk.Bay X gelen cevap karşısında dumur olmuş olsada çaktırmayıp konuya devam etmeye başladı,o sırada Güngör tekrardan söz alıp adamın anlattıklarına itiraz etmeye başlayınca adam bana dönüp “Venüs Güngör’ü duyabiliomusunuz,biraz daha yüksek sekse konuşsa daha iyi olmaz mı ”die sordu.Ben en sevimli halimle “evet çok net duyabiliyorum”dedim.Atan iki karşılayan sıfır modunda devam ederken Bay X dünyada bu şekilde takım çalışması yapan tek hayvan aslanlardır die kolpanın ötesinde bi cümle kurarak kaçınılmaz bi gol daha yedi.Bu sefer Ozan “yanlışınız var kurtlar da avlarını yakalayacakları zaman çok stratejik bi plan yapar hatta bi belgeselde…….vs vs “diyerek lafı resmen ağzına tıkadı.Eğitimin ilk yarısı bu tarz paslaşmalarla geçerken ara verdik ve Bay X öğleden sonra çok eğleneceğimize inandığı bi takım çalışması yapacağımızı söylerek sözüm ona bi merak içerisinde bıraktı bizleri.Neyse efendim yemeği yedik geldik falan anlatmaya lüzüm dahi görmeyeceğim saçma sapan bi oyun oynattırıyo bize,amacımız elimize dağıttığı kartlara bakmadan sadece konuşarak bu kartları belli bi düzene göre yerleştirebilmek.Bu seferde hevesini kursağında bırakan arkadaşımız Emine oldu=)”yaaa nasıl olsa biz bunu yarım sa içinde birleştiremiycez ve sonunda siz bize takım çalışması şöyle önemlidir böyle önemlidir diye anlatmaya başlıcaksınız bence en iyisi hiç yapmayalım”dedi.Hepimiz koptuk tabiî ki, adam müthiş bi şekilde deşifre olmasının verdiği utançla o dakikadan itibaren bi an önce eğitimi bitirmeye odaklandı ve bir dahaki TMI grubundan gelen eğitmen gerçekten çok başarılıydı.Sanırım Bay X’i yaptığı işten nefret ettirdik bilinçsiz bi şekilde:/ üzüldümde biraz açıkcası ama iş hayatı acımasız azizim kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyo bildiğin!
Çiçeği burnunda bi çalışan olarak bunu çok kısa sürede tecrübe ettim,güzel geçen günlerin tek üzücü tarafı aramızdan bi arkadaşımızın işine son verilmesi oldu.Şirket bizi yönetici adayı olarak işe aldı ve bu üç ay boyunca şirketin tüm departmanlarında yapılan işleri öğrenmemizi ve maksimum performansla çalışmamızı istiyo.Bunu ne kadar başardığımızda sunumlar ve sınavlarla test edilio maalesef,ve ilk sınav-sunum seremonisinin ardından işine son verildi.Yöneticiler çok katı, mesela benim sunumum sonrasında söylediği şey-hiç değişmeyen gayet sinir bozucu bi ses tonuyla-
“Venüs tam bi mühendis kafasıyla bu sunumu hazırlamışın yani ben senin mühendis olduğunu bilmesem de direk anlardim,tam bi sayısal zeka örneği hersey çok detaylı ve neden sonuç ilişkileri çok kuvvetli,fakat takdir edersin ki herkes senin kadar zeki olmak zorunda deil,o yüzden daha basit bi çalışma olmalıydı”
Demezmi,şimdi yorumu iyimi oldu kötümü oldu anlayamadım ben,o gün dert ettim biraz ama şimdi umrumda deil yani,mühendisim kardeşim ben tabiî ki neden sonuç olucak ne beklio yani!!herneyse bunlar özel sektörün cilveleri diyor olayları kafamıza fazla takmıyoruz.
Yaşantımdaki en büyük değişiklik iş yani özetle.Bunun dışında trafikte bolca vakit kaybetmekte yeni hobim oldu.Neyseki servis aracımız Mercedes sprinter=)kendime bide yolculuk yastığı aldım mütemadiyen uyuyorum.Üstelik servistede kimsenin dile getirmediği sözsüz bi anlaşma var ki servise adım attığınız anda bu kuralı algılıyosunuz!Hiç kimse telefonda konuşmuyo,uyuyanlara son derece saygılı davranıyoruz=))Bunun dışında kendini Mini Cooper kullanıyo sanan biçkin bi servis şöförümüz varki herkes tarafından tanınması gereken ayrı bi kişilik kendisi.Aracın en kilit noktalarına da küçük dikiz aynaları yerleştirmiş,kimin naptığını 7/24 gözlemleyebilio,sanırım bunu da kimse serviste burnunu karıştırmasın die yapmış.çok zekice tartışmasız!
Arta kalan zamanlarımda arkadaşlarıma ve sevdiğim aktivitelere zaman ayırıyorum.Mesela geçen Çarşamba tiyatroya gittim ,ondan önceki hafta dans partisindeydim falan falan…İçimi acıtan tek nokta bu sene danstan çok uzak kalışım,acayip özlüyorum .Sporada vakit ayıramaz oldum buna rağmen istikrarlı bi şekilde zayıflıyorum,iş arkadaşlarım bile boy kilo olayımla alakalı geyik yapmaya başladı artık.Üç haftadan beri hastayım ilaç kullanmıorum ama ben die şikayet edince “yavrum sen yemek ye”die atlıo artık hepsi=)her yerde babamın sesini duyar gibi oluyorum=)))Biraz daha bu tempoya alışınca dansa devam edip tekrardan bi spor salonuna kayıt yaptırmak niyetindeyim.
Hımmm bunun dışında dün çok keyifli bi gün geçirdim,çünkü ortaokul arkadaşlarımla buluştuk,özellikle emirhanı başka bi yerde görsem kesinlikle tanımazdım!Civciv diye ağlattığımız Sercan’ın rengi koyulaşmış biraz ama hala bu konuda içinde bi yarası vardı o da ayrı=)Gökhanda hiç değişmemiş,özgüven tavan yapmış biraz ama ortaokuldada kendine güveni yüksekti zaten!Ya onları dinlerken eskiyi hatırlamak inanılmaz bi duyguydu,çünkü kendimi hiç o kadar büyümüş hissetmiyorum ben=)bolca güldük dün,mesela emirhan benim yüzümden dayak yemiş-sıra arkadaşımdı kendisi-hiç hatırlamıyorum=)artık istanbulda da değişik organizasyonlar yapılcak yıllar sonra…
Immm bi de son zamanlarda yapmış olduğum ve yine yıllarca aklımdan çıkmayacak olan bi an ilk maaşımla bizimkileri yemeğe götürdüğüm akşam olucak sanırım=)Gerçi geçtiğimiz ayda babamı Yeniköyde Boğaz manzaralı bi restoranda doğum günü yemeğine götürmüş olsamda bu seferki kadar sükse yapmadı=))Bizimkiler cidden tuhaf yaa,sanki o parayı ben kazanmıodum,neymiş efendim bu resmi ilk maaşımmış faklıymış!Beşiktaşın Gençlerbirliğine 4-2 yenilmesi her nekadar babamın keyfini kaçırmış olsada çok keyifli bi akşamdı=)Rakı-balık,annem,babam daha olsun!!Bi kardeşim eksikti o da Viyana semalarında nerde akşam orda sabah modunda şuan=)
Bu ara bide bolca alışveriş yapıyorum,dur durak yok yani.İşe başlamadan önce ayakkabılar pantolanlar bluz yelek ceket vs vs almıştım zaten.Kapitalist sistemin en rahat avlarından biriyim tartışmasız=)Geçtiğimiz pazar çok şık bi mont,bitane taytla giyilcek örgü kazak bi tane gömlek bi tane daha kazak aldım,üç kuruşluk indirim yapıolar mutlu oluyorum.Neyseki bu seferki alışverişin tamamı bayram hediyesiydi=)))çalışıo olmam evdeki pozisyonumu çokta değiştirmedi aslına bakarsanız=)evin tek kızı olmak mükemmel bi duygu!
Yarın istanbula dönüyorum,sorumlulukları olan çalışan bi insanım ben!haftasonu için mükemmel planlar yaptık şimdiden firsat sitelerinden SPA kovalıyoruz,fazlaca yorulduk yani ihtiyacımız var bu tip şeylere=)Yine çok uzun oldu kaç saattir yazıyorum,her zamanki gibi yazcaklarımda bitmedi aslında ama bu kadar yeter daha okumam gereken raporlar var:/
Bide istanbulu özledim bu sefer…=)
Venüs kaçar,seviyorum hepinizi kalın sağlıcakla=)






