Adaçayımı aldım ve salonumun en güzel köşesine kuruldum, plazaların ışıkları yanmaya başladı, bu salonda günün bu saatlerini çok seviyorum. Yalnızım şuan evde, canım kardeşim bugün çok hastayım diye evi toparlamama yardım etti, yerim onu ben=) Şimdi her yer pırıl pırıl, bende mis gibiyim; bu da anlaşılmaz kurallarımdan biri işte: “Ev toparlandıktan sonra mutlaka kişisel bakım yapılacak” . Acayip iyi hissettiriyo bence.
Bu kadar renkli bi haftasonundan sonra, yarının ilk iş günü olması bile canımı sıkmıyor şuan ki hasta olduğum zamanlarda çok mızmız hayattan soğumuş bi insan olurum genelde. Bu hale gelene kadar epeyce bi gezdim, ama değdi=)Salya sümük birbirine karışmış, iki cümle arasına bi hapşırık yerleştiren sesi kısılmaktan ziyade yok olmuş perişan bi halde olmama rağmen halimden memnunum aslında=) Vay be naptın da bu kadar mutlu oldun diye soranlarınız için Venüs harika haftasonu etkinlikleriyle karşınızda=)
*Öneri1: Old City’de keyifli Cumayı J’adore’daki çikolata keyfiyle taçlandırın=)
Cuma akşamı mesai biter bitmez beybitolarım Gülşah ve Emineyle birlikte soluğu Taksimde aldık. Sanırım Taksimi gün geçtikçe sevmeye başlıorum, ya da o kadar çok gitmeye başladım ki gözüm alıştı artık. Keyifle dedikodu yaparak başlayan yolculuğumuzda “serviste neler oluyor” serisinden herhangi bi repliği kaçırmamak adına pür dikkat kesilmiş durumdayken aynı anda soldan Gülşah’ın sağdan da Emine’nin bacaklarımı tekmelemesiyle olağanüstü durumun farkına varıp epeyce bi malzeme çıkardım yeni yazımın konusu için=)) Şimdilik ayrıntı vermiyorum apayrı bi başlık olarak ele alıcam çünkü. Konuyu dağıtmayalım, yolda “yaaa çok acım yaaa, çantanda yiycek bişey yok mu” geyiklerini fazla abartmış olucaz ki açlık hissimiz tavan yaptı ve önce yemek için fix mekanımızın yolunu tuttuk. Ardından Taksimde en sevdiğim yer olan Old City’e geçiş yaptık, hava muhalefetinden ötürü 3-4 haftadır gidemiyodum ama tabiki beni unutmamışlar ve en ön masadaki yerimizi hazırlamışlardı=)) Bilmeyenleriniz için Old City bi comedy club, her akşam farklı bi program oluo. Ben en çok Cuma günleri sahne alan doğaçlamaA.Ş’ yi beğeniyorum, inanılmaz yetenekliler, çokta sevimliler=) Hatta öylesine tatlılar ki onları ne zaman izlesem komedyen bi sevgilim olsun die dua ediorum=))Gidip görün efendim şiddetle tavsiye ediorum. Bunun dışında Perşembe akşamları alpay erdem, cumartesi geceleride Mesut Süre sahne alıo, Alpay Erdem’de çok tatlı=) Özetle her akşam bi program var ama benım tercihim perş veya Cuma akşamlarından yana.
Geçtiğimiz cumanın programı gerçekten mükemmeldi çünkü kendi içinde bi yetenek olan Emine’de onların oyununa dahil olunca en çok biz güldük heralde. Emine gerçekten şuana kadar sahip olduğum en fırlama en hazır cevap arkadaş, anaç yönüde bi o kadar yüksek olunca ortaya nasıl bişey çıkıo siz düşünün. Gece boyunca ekibe verdiği yönelimlerle soğuk terler attırdı resmen=)) O kadar ki oyunun birinde- oyuncuların iki tanesi seyircilerden aldığı 6 cümleyi her bir kağıda ayrı ayrı yazıo ve sahnenin üzerine kapalı bi şekilde bırakıo, cümleleri bilmeyen dier iki oyuncu bi yönelimle başladıkları oyunda her düdük sesiyle yerdeki kağıtlardan birini alıo ve cümleyi birebir olarak oyunun içinde kullanmaya çalışıo- ilk yönelim olarak Emine’nin verdiği cümleyi açan oyuncu dakika bir gol bir die yüksek sesle dumur olarak gülmekten öldürdü resmen bizi=)) Epeyce bi mutluluk hormonu salgılayarak ordan çıktıktan sonra hemen karşı sokağında J’adore’a enfes çikolatalardan yemeye gittik. O kadar lezzetli ki bıkmadan hep yerim, hep yerim=) J’adore’daki tatlı keyfinin ardından birbirinden yakışıklı tiplerle kurlaşmadan eve dönmek olmaz die 12deki son metroya yetiştik ve apaçilerin yeni trendlerini şöyle bi gözden geçirdik, yalnız bu kez bizi beğenmemiş olacaklar ki hiç laf atmadılar, tabiki de hüznümüz tarif edilemezdi=)))
Öneri 2: Mihribat Koru’sunda yeni lezzet denemesi: Kanlıca Yoğurdu
Ertesi sabah beybitom Gülşah’la Beşiktaşta soft bi kahvaltı yaparken yeni yerler keşfetme delisi kardeşim aradı:
-k: Günaydın jenny, nerdesin?? – ne alaka bilmiorum ama bana genelde jenny der-
-v: Günaydın mı??öğlen oldu öğlen! Beşiktaştayım da sen yeni uyandın galiba??
-k: evet jenny, şimdi beni dinle ve uygula, seni alıcam ve güzel bi kahvaltı yapcaz yeniköyde hiiiç itiraz etme, yarım sa sonra ordayımm
-v: yaaa ben aç deili….. demeye kalmadan telefonu kapattı ve yarım sa içinde damladı.
Arabaya bindiğim gibi Yeniköy rotamız Fenerbahçe sahil olarak değişti ve öğlen sa ikide üşenmeyip oraya kahvaltı yapmaya gittik. İi ki de gitmişiz, daha önce hiç gitmemiştim ve çok sevdim. Özellikle yazın pek keyifli olur orası. Yat limanı, yakışıklı bi sevgili, sahil boyunca huzur dolu bi yürüyüş...=)) Orda bişeyler atıştırdıktan sonra bu kez karşı tarafın ayrı bi ucu olan Kanlıca’ya yoğurt yemeye gidelim die tutturdu benimkisi. Kanlıcanın nereye bağlı olduğunu bile bilmeden navigasyona yazdık bişeyler gidioruz ama defalarca yanlış yollara girdik ve her defasında sinirlenmek bi yana kopuyoruz gülmekten, ve daha büyük bi şevkle tutturuyoruz gidicez die! Sabreden dervişler olarak en sonunda hedefe ulaştık ve Beykoz’da spontane bi şekilde yol alırken Mihribat Korusu’nu keşfettik. Allahım nasıl güzel bi yer orası, masal gibi aynen, bildiğin aşık oldum! Abartmıyorum İstanbulda daha güzel bi yer görmedim şimdiye kadar, iki köprüyü birden gören enfes manzarası, yemyeşil ağaçların arasındaki rüya gibi restorantıyla her karesi beynime kazandı resmen. Siparişlerimizi almaya gelen garson kafamdan geçenleri anlamış olucak ki” burayı bide düğün yapılırken görün masal gibi oluyo gerçekten” demezmi=)) Bi an gözlerimi kapatıp hayal edince bile prenses gibi hissettim kendimi! Hemen akabinde küçük bi fiyat araştırması yapıp ve üç yıl sonra yapılacak muhtemel zammı da hesaba kattıktan sonra kabaca bi hesap yaptım kafamda=)
Gelecekteki sevgiliye not: Sevgilim şimdiden düğünümüz için para biriktirmeye başlasan ii olur, çünkü ben bu koruyu çok sevdim ve bana orada evlenme teklif edersen kesin kabul ederim=)))
Öneri 3: Yurdum lezzetlerini es geçmeyin: Bahçelievler Dürüm Durak
Gözüm arkada kala kala Mİhribat Korusundan ayrılırken gecenin ilerleyen saatlerini planlamak için paçozumu aradım. Günler öncesinden sahil kenarında güzel bi yemek eşliğinde elit bi doumgünü kutlaması yapmak niyetindeydik aslında. Fakat orası mı olsun burası mı derken konseptin epeyce bi dışına çıkarak çok farklı bi ambians yakaladık.
-v: paçoz söle bakalım bu akşam nerde doğum günü kutlaması yapmak istersin?
-p: yaa şöle manzaralı bi yer olsun, güzel bi yemek yiyelim, bebek midpoint mesela??
-v: paçoz orası deniz kenarında deil, zaten hastayım ben direk içerde oturmamız lazım ve ordan manzara falan hikaye yani, eğer illa manzara falan diosan kuruçeşmede arnavutköyde güzel yerler varda onlarda bize kaçar yani şu durumda=))
-p: offf çok para harcamamamız lazım, nereye gitsek??
-v: hımmm maçkada on numaraya falan ne dersin hem çok yakın olur ya da Nişantaşı midpoint??
-p: çok içime sinmedi ama Nişantaşı olsun bari:S
-v: sana çok farklı bi öneri sunuyorum o halde, eşofmanlarımızı çekip bahçelievlerdeki sarı tıra gidip enfes dürümler yiyelim, sonrada bebek tarafına geçip waffle falan yeriz. Süslen püslen dolaş olayından bay geldi, hem gözlerim yaşarıp duruo minileri çekip dolaşcak halde de deilim pek, ne dersin??
-p: süper olur hemen hazırlanıyorum -işte her duruma kolaylıkla adapte olan bu haline bayılıyorum-
Sonrası bi film şeridi gibiydi zaten. Minileri bluzleri dolaba tıkıştırıp en sıcak tutan sweatshirtümü, kot desen taytımı ve spor ayakkabılarımı ayağıma geçirip, hem dürümcü hem Bebek konseptine uygun kıyafetlerimle kendimi rahatlığın kollarına bıraktım=) Paçozcuğumu evinden aldıktan sonra Bahçelievlerde ki sarı tıra adeta uçarak geldik, başlangıçta ben aç deilim diyen paçoz bile 1,5 dürüm yedi=)) Ben ki yemek yerken öle mest olan kendimden geçen bi insan değilim, dürümleri yerken adeta bir yemek gurmesi edasıyla her lokmanın tadına ayrı vardım=)) Ve bir tane dürümle yetinemeyip bi yarım daha söledim, paçozla karar aldık bundan sonra oraya her gittiğimizde açılışı 1,5 kuzuşişle yapıcaz=) Hatta abartıp dahada yiyebilirdik ama Bebekte waffle yiyceğimizi de düşünerek kendimize bi stop verebildik!! Ordan çıktıktan sonra da Bebek’e waffle yemeye gittik, benim keyfim yerinde ya bi güldürüyorum bunları hayal dünyam sınır tanımadı resmen=))” i want….., ouuuuw i really want……..” kısmını okurken epeyce bi güldüğünü tahmin edebiliyorum paçoz=)) Waffleimizi da yedikten sonra artık yiyebilceğimiz ne kaldı die saçma sapan geyik yaparken sa 00.00 oldu…=)
“ii ki doğdun paçoz, ii ki varsın! Yaşadığımız şeyler gelio aklıma şimdi, hepsi ayrı bi tebessüm apayrı bi renk. Sabahlara kadar dedikodu yaptığımız geceler, kreatif bi şekilde söylediğimiz yalanlar, Arnavutköyde krallar gibi kahvaltı yaptıktan bi gün sonra sadece simit sarayında oturcak kadar paramızın kalması ve bununla deli gibi eğlenmemiz, Otantikte mantı yiyerek sarhoş olmamız!!!, ve Atlas Pasajından sana aldığımız harika bluzun “unutulmayacak!” hatırası, mezuniyet koşturmasında Kanyonun erkekler tuvaletine en havalı halinle girişin, uyuz olduğumuz hocalara anonim gönderdiğimiz mailler, kitabını satın alıp sana asılma cürretini gösteren salağa cevahiri dar edişimiz, fun kitlemin korkulu rüyası olup buluşmaların 20 dakikasında “ben geldiiiim” diye damlayıverişin ve bununla saatlerce eğlenmemiz –en güzeli beşiktaş starbuckstakiydi=)))- ders çalışıcaz die eve gelip makyaj denemeleri yapmamız, saatler hatta günler süren alışveriş turları, kriz geçirircesine güldüğümüz malzeme dersleri, tez yazarken gecenin saat üçünde telefonda birbirimize ağlayışımız- buna çok gülüyorum şuan-, bi ortamda canımız sıkıldığında mesajlaşarak yanımızda oturan tiplerle alay edişimiz, kurduğumuz hayaller, gerçekleştirdiklerimiz, umutlarımız…. Daha bi sürü bişey!çok seviorum seni, iyi ki benim paçozumsun=)
Böylelikle doğum günü kutlamasınıda yazılı olarakta yapmış oldum, paçozun doğum günü şerefine her ayın 25’inde ordayız. Bu eşsiz lezzetten mahrum kalmak istemeyenler için yol tarifinide yapıyım. E5 karayolu üzerinde Hizmet Hastanesini geçtikten sonra havalimanı istikametine giderken yolun sağ tarafında kalıo, zaten koskocaman sapsarı bi tır görmemek imkansız canlarım=) herkese şimdiden afiyet olsun=)
Öneri4: Pazar günün keyfini çıkarın ve kendinizi şımartın!
Yoğun geçen saatlerin ardından evde geçirilen saatlerde çok keyifli oluo bence. Güzel bi kahvaltı yaptım, evimi topladım ve kişisel bakım yaparak kendimi epeyce bi şımarttım. Bi kaç saatliğine de olsa yalnız kalmayı seviyorum, bana ve çevremdekilere yeticek enerjiyi böyle depoluyorum sanırım=) Evinize vakit ayırın, alın sevdiğiniz bi bitki çayını kitap okuyun, tv izleyin, bişeyler yazın artık ney sizi mutlu ediosa..
Şimdilik bu kadar, Venüs için uyku vakti, ii geceler herkese=)















