15 Şubat 2012 Çarşamba

kalbimde herkese yer var!

Aslında gelenekçi bi insan hiç  deilim ama geçmişimden gelen insanları daha çok seviyorum sanki ben.. Onların yanında daha mutlu, daha şımarık, daha huzurlu, daha sevimli bi insan oluyorum=) Sınır koymuyorum, önyargıyla yaklaşmıyorum, akıl oyunlarına gerek duymuyorum.. daha bi sürü bişey. Geçtiğimiz haftasonunu canlarım lise tayfamın  üç kemik elemanıyla geçirdim, rutinin çok dışında şeyler yapmamamıza rağmen onlarla olmak apayrı bi keyif benim için..  Ouzla tasarladığımızın dışında bi konsept oldu aslında, sanırım o konsepti hayata geçirebilmemiz için exper Kutaydan epeyce bi ders almamız gerekicek=)) Ouzcum baştan çizgisini belirtti tabi: “ bi tek ona güzel olucam, kopkop yaparken onunla dans etcem… “falan, kıskanç adam sağı solu belli olmaz diye hiç bi sözünü ikiletmedim tabiki. Her ne kadar her halimle güzel olsam da- bu haftasonu egomun tavan yaptığı doğrudur-, geceye özenle hazırlandım=) Kırmızı pantolonumla siyah straplezimi, kedi makyajı ve dağınık şaçlarla da kombinleyince aynaya “evet Venüs geceye hazırsın” bakışını atıp kendimi gecenin kanatlarına bıraktım=) Evden çıkmadan öncede Ouz’uda bana uygun giyinmesi konusunda epeyce daraltmama rağmen  zekası ve espri kabiliyetini de bi araya getirerek beni susturmayı başardı. Keşke erkekler kadınları hep bu şekilde susturmayı becerebilse. Attığım o kadar mesajın ardından gelen cevap “güzel kızların yanında hep çirkin adamlar oluyo bebeğim, sen merak etme zengin gösterio=))”olunca epeyce bi güldüm tabi, sonuçta o kadar cırlamama rağmen beni küstürmeden gömlek giymemeyi başardı=)) Bu arada belirtiyim kendisi yakışıklı çocuktur, hakkında çok detay vermicem çünkü beş yıllık çok sevimli bi ilişkisi var.
Taksimi pek sevmediğimi daha öncede sölemişimdir aslında, ama o gece Taksim bile bi başka göründü gözüme; kalabalığını ,gürültüsünü, orda bulunmayı sevdim resmen. Evin içinde saatlerce  koşturup, sonra hazırlanma telaşına düşünce yemek yemeyi unutmuşum, önce yemek yemeğe gittik. Yarım saat içinde Burcu geldi, nasıl özlemişim nasıl özlemişim anlatamam. O da bi güzel giyinmiş, süslenmiş içim açıldı resmen görünce.. Başladık tabi hemen “lanet olsun iş hayatı yüzünden görüşemez olduk, gelemedin, çağıramadım… vs vs”. Ordan Fransız sokağına geçtik, Cezayir Restorant’a. Onlar bişeyler içip kadeh kaldırırken bende latin müziği eşliğinde epeyce bi dans ettim=) Yaklaşık 4 yıldır dans etmeme rağmen, onlar beni ilk defa dans ederken gördü ve ikisi de çok yakıştırdı, bi sürü iltifat etti falan. Onlar beğendi ya daha da bi mutlu oldum ben, mutluluğum dansıma yansımış olacak ki gecenin parlayan yıldızı olmuşum, ertesi gün parti kritiklerinden öğrendim =))Sonra son dönemde uğrak yerimiz olan Olimpia’ya geçtik, hep beraber dağıtmak için. Aaaa bi gittik 45’lik teyzeler! Dedik heralde bekarlığa veda partisi yapmak için gelmişler, bi de müsallat oldular mı bize! Daha doğrusu bana, bi tane çılgın teyze sürekli kolumdan tutup çemberin ortasına çekio beni, Ouz tabi anında müdahale tekrar yanına çekiştirio falan. Teyze bana taktı, bi baktım teyzenin arkadaşlarından biri de Ouzu kesio, kopuyoruz tabi. Tam o sırada adamın teki Ouzun kolundan sertçe tutup “biri g.. elledi “die şikayet etmez mi=)) Ouzda  “ii güzel de bana neden şikayet ediyosun” dercesine bakan boş bakışlar ve hemen akabinde adamın Ouzu taciz ederek uzaklaşması ve bizim mekandan ayrılışımız…=))) Sonra hem entel hem exper Kutayla buluştuk,  kendisi çok enteresan bi insan cidden=) Bi kere farklı, adam rutinin çok dışında yaşıo! Sanırım insanları dinlemeyi çok seven biri deilim ben, ama onu dakikalarca dinleyebiliyorum, benimle uğraşmasını seviorum falan. Onunda apayrı bi yeri var kalbimde! O saatte- gece 2 civarı- Madonun o denli dolu olmasına hayret ederek sıcak bişeyler içtik- tabiki burcu ve ben, beyler açılmamak adına bişey içmediler=) Ordan çıktık bizimkiler başka bi yere gidip sarhoş olalım dio ama biz Burcuyla donuyoruz bildiğin, en yakındaki taksiyi gözüme kestirip ” hadi bana gidelim bizde içeriz” dedim.  Eve gittiğimiz gibi uyumamamız şartını koşarak teklifi kabul ettiler. Çakma Manhattan manzaralı salonumda yerimizi aldık, açtık biralarımızı da. –normalde birayı da hiç sevmem-Liseden, eski günlerden, yanımızda olamayanlardan, başımızdan geçen komik olaylardan konuşuyoruz. O an o kadar mutlu hissettim ki kendimi! Hepsini nerdeyse 10 yıldır tanıyorum, sınava hazırlanırken bu günlerin hayalini kurduğumuz zamanlar geldi aklıma, şu hayatta bişeyleri gerçekten “içten” istediğinde oluo. Sohbetti geyikti derken sabah beşe doğru uyuyakalmışım koltuğun üstünde, üçü saat yediye kadar oturmuşlar, beni uyandırdıklarında hava aydınlanmıştı doğal olarak=) Sonra herkes uyudu 12 ye kadar, sabah evde kahvaltılık doğru düzgün bişey olmadığı için kahve ve kurabiye ikramı yaptım arkadaşlarıma. Daha sonraki buluşmalarımız da” evine geldik bi kahvaltı hazırlamadın” demesinler die 26 şubat özel Pazar kahvaltısına davet ettim hepsini, tüm marifetlerimi sergileyip şok etkisi yaratmak niyetindeyim=)
Onlar gittikten sonra, içimdeki çocuksu ruhun  varlığını bi  kez daha hissettim ve yıllar geçtikçe kaybedeceğimi düşündüğüm bu yanımın hiç eksilmediğini görmek acayip iyi hissettirdi. Mutlu mutlu evimi topladım, yeni planlar yaptım,  yeni hayaller kurdum.  
Gerçekten çok şanslıyım ben=)
p.s: dün akşam paçozla taksimde yine fal baktırmaya gittik- bu ara falla kafayı bozduk evet-, 2012 benim yılım olucak, şubat ayını tamamladıktan sonra çok heyecanlı gelişmelerle bu paltformda yazmaya devam edio olucam=)

0 yorum:

Yorum Gönder