2 Ağustos 2012 Perşembe

=))

Enerjimin top noktasına ulaştığı seviyedeyim bugün, haftanın bitimine iki gün kala iş hayatına tekrar adapte olabildim. Güneş, kum, deniz, minik kaçamaklar falan derken İstanbul iyice çekilmez bi hal aldı benim için, Pazar günü yazlıktan adeta ağlamaklı döndüm buraya. Mızmızlanarak başladığım haftanın bitimine doğru keyfimin yerine gelmesindeki en büyük etken sevgilim Spartacusun sürprizi=) Bi kaç haftasonumuzun değişmez aktivitesi olan alışveriş turlarından sonra çaktırmadan yapmış olduğu analiz sonrasında çok sevimli bi kombin oluşturmuş. Bazen çok saf olduğumu düşünüyorum, hediyelerimi açarken sorduğu soruların hepsi teker teker aklıma geldi çünkü=)
Üç hafta önceki alışveriş günümüzden kesitler, bana ayakkabı bakarken:
S: 38 numaramı giyiyorsun canım sen?
V: Evet hayatım çoğunlukla 38, nineweste bazen 37,5 oluyor ama kalıpları küçük olanlarda 39 aldığımda oldu.
S: Conversede kaç numara giyiyorsun mesela?
V: 38
S:Kedsler peki?
V: (bide saf saf açıklama yapmaya devam ederek) Oda aynı, hatta son aldığım tommy ve sebagolarda 38.  Aaa çantalarda indirimde bi de çanta alsam mı acaba??
S: Hangisini beğendin, hangi renkleri seviyorsun??
V: Çantada renk takıntım yok aslında, ninewestin çoğu çantasını beğeniyorum.
S: Bence şimdi çanta alma, hem daha bikini falan alıcaksın onlara öncelik verelim.
Bu diyaloğun arkasından en azından ayakkabıyı almış olmanın mutluluğuyla mağazadan ayrılırken aklım hala çantalardaydı. Sonra sevgilim için yeni alternatifler oluşturmaya odaklandım. Kendisi tercihini basic model, slim fit düz renklerden( genelde siyah-gri-koyu yeşil-açık mavi) yana kullanır, illa o tişört kollarına oturacak belinden fazla potluk yapmıycak ve kaslı vucüt görünecek:P Beş yıldır tanıyorum üzerinde lacoste yaka tek bir tişört görmedim! Bende erkekte bu tarz tişörtleri çok severim, uzun ısrarlarıma dayanamayıp seçtiğim bi kaç tanesini denedi, sağına baktı soluna baktı, beğendi ama çaktırmıyor=)) Ben tabi verdim gazı “aaa sevgilime ne kadar çok yakıştı, kesin alalım bunları hem biraz değişiklik olsun, hem sende beğendin bence??”  cümleleri sonrasında biri daha gömlek tarzı iki adet lacoste yaka tişörtle soluğu kasada aldık. Mağazadan çıktığımızda beğendiğini itiraf ederken “ bu seçimleri senin yapmış olduğun hemen fark edilecek”diye eklemeyi unutmadı=)
Sonra şort ve terlik bulabilmek için epeyce dolaştık, gerçi alacağımız şeyi ben ilk görüşte bulmuş olsam da kendisi biraz daha gezip alternatif oluşturmak niyetindeydi. En sonunda “offf tamam en güzeli oydu, gidip en iyisi onu alalım” deyip şimdi şort ve terliği aldı. Tam kasada ödemeyi yaparken ben bi tanede ayakkabı beğenmiştim.
V: Sevgilim bak bu ayakkabılar çok güzelmiş, hem indirime girmiş bi denesene belki sonra alırız.
S: Yok tatlım nasıl olsa şimdi almıycam o yüzden denememe gerek yok, hem sana bikini alıcaz daha.
Görevli: Beyefendi deneyin siz isterseniz ödemenizi bekletebilirim.
S:Yok yok şimdi almıycam ödemeyi yapıyım ben.
V: Yaa dene işte belki ben sana alırım sonra en azından kaç numarasının olduğunu görmüş oluruz.
S: Peki tamam deniyim o zaman, hangisi olsun? Gerçi hiç giydiğim tarz bi şey de değil bu.
V: Çok güzel bunlar, şortların ve yeni aldığın mavi pantolonun altına çok güzel olur. Bak bu mavi ekose desenliyi dene bence.
S: Tamam bundan deneyelim. (bi kaç dakika sonra) Gerçekten çok güzel oldu, üstelik çok rahat ve fiyatıda uygun.
V: Bence alalım, bak geçen gün zarada beğendiğin kotu almadın pişman oldun bu da sonra öyle olucak benden söylemesi.
S: Tamam hadi bunlarıda alalım.
Görevli: Ben size ödemeyi bekletebilirim demiştim, şimdi bunun için sadece üç taksit yapabilirim.
S: İnanın almak gibi bi niyetim yoktu, neyse artık bu şekilde olsun.
Görevli: Beyfendi tecrübeyle sabittir, bayanlar bişeyi beğendiyse özellikle “hadi denesene” bi bakalım dediyse o ürün satılır. O yüzden size iki kere sordum hatta size=)
S: Tecrübeyle öğreniyoruz bana güzel bi ders oldu=)
V: =)))
Bu diyaloğun arkasından mağazadan ayrılırken sevgilim güzel şeyler alığı mutlu, çok para harcadığı için biraz şaşkındı. Ama şimdi ayakkabılarla ilgili memnuniyetini sıklıkla dile getiriyor;)
Sonrasında bana bikini bakmaya başladık ki, olayın en yıldırıcı kısmıydı sanırım. Bi insanın vucüdunda tek bi marka dışındaki tüm bikiniler mi bu kadar kötü durur. Bu dönem mali olarak epeyce bi açıldığım için daha ekonomik fiyatlı bikiniler almak niyetindeydim. Şuan aklıma gelmeyen pek çok markanın 50 tane bikinisini denedim sanırım, yok ama hiç birini beğenmiyoruz. Benim bikinideki olayım straplezdir, üçgen bikinilerle asla rahat edemiyorum. Arkadan bağlama olayından da hoşlanmıyorum illaki kopçalı olacak, bu bakımdan beğendiğimiz bazı modeller direk elemeye maruz kaldı zaten. Sonuç: zekinin giydiğim her modeli üzerimde harika dururken, diğerleri  ya yamuk ya geniş, ya başka bişey. En sonunda sevgilim bile en iyisi ordan alalım başka hiç biri o kadar güzel durmadı dedi=) Marin temalı çok tatlı bi bikini aldım, bu seneki kreasyon gerçekten çok başarılı, yaz sonunda kalan tüm 36 beden bikinileri almak niyetindeyim! Yedek bikini olarakta pentinin kırmızı straplez üst ve kırmızı altını aldım. Tabiki ucuz etin yahnisi olayından kopçası 5 gün sonra enteresan bi hal aldı bile.  Bu zorlu görevide başarıyla yerine getirdikten sonra, yorgunluktan ölmüş bi şekilde dolaşmaya devam ederken:
S: Sen şal takıyor musun tatlım?
V: Şal mı?? Takarımda şimdi değil, kışa doğru falan.
S: Hani böyle iki renkli oluyo genelde, severmisin öyle şeyler?
V: ( O anki yorgunlukla, bu soruyu neden sorduğunu hiç düşünmeden) Evet canım severim tabiki.
Derken alışveriş merkezinden yavaş yavaş ayrıldık. Takip eden günlerde sevgilim ayakkabı numaramla ilgili bi kaç gizli soru daha sordu, ben yine saf saf cevaplar…
Sonuç itibariyle dün akşam bu soruları neden sormuş olduğunu anlamış oldum, haftasonu  sana bi süprizim var demişti zaten=) Dün buluştuğumuzda hediyelerime kavuştum: Ayakkabı, çanta ve fular=) Hepsi birbirinden güzel, hatta ayakkabılarım şuan ayağımda, kendim almışım gibi tam oldu, üstelik çok rahat. Seçimler konusunda kardeşinden yardım almış=)Tabiki çok mutlu oldum! İçimden geldi deyince daha da çok mutlu oldum, böyle bi insan anca çok sevilir <3
Aaaa bu arada en sevdiğim tarzıyla serseri Gülşah comes back=)) Kısa bi durgunluk dönemi yaşayan sevgili arkadaşım eski enerjisi ve parlak fikirleriyle aramıza dönüş yaptı.1 ay sonra peşine takılıcak bi sürü beklentisi içindeyim. Bu sürüyü bi ön elemeye tabi tutma misyonu edindim. Artık belirli kurallarım var:
1-Aptallara ve çok konuşanlara tahammül edemiyoruz.
2- Tahsil durumu ciddi bir tercih nedenidir.
3- “Bu konu beni düşündürüyor” cümlesini ikiden fazla kuran adamı doğrudan eliyorum.
4- Eğlencesinde, alkolünde,aklı başında, ne istediğini bilen tipler artıları topluyor.
5- Biraz göbekli olabilir, ama “kepçe” kulak şevmiyoruz. Kulaklar önemli!
6- Ve en önemli kriter benimle iyi anlaşması gerekiyor :D
Kızlar gecesinin bir yenisini daha düzenleyesim var. Gülşaaaaaah, cözdeeeeeee, tuçeeeeeee, paçoooooooz duyun sesimi=) Hepsini özledim!
Bunun dışında işler çok yoğun, koskoca projenin artık tek sorumlusuyum. Çoooook çalışmam gerek çok!
Babamı çok seviyorum. Geçen Pazar birlikte döndük İstanbula, pazartesi akşamı da birlikte spora gittik. Resmen beni solda sıfır bıraktı, bi koşuyor ağırlık kaldırıyor falan şaştım kaldım. “Yakışıklı yorulcaksın bak” diyorum, “sen beni ne sandın, her gün 1,5 sa yürüyüş yapıyorum” deyip artistlik yaptı bana. Onunla aynı tempoyu yakalayabilmem için benim koşmam gerekiyor!
Annemi de çok seviyorum, o da bu sıra bi telaşlarda, iş kadını olma yolunda emin adımlarda ilerliyor. Cuma günü açılış var, tüm kalbim onunla umarım herşey çok güzel olur.
Kardeşimi çok özledim,  çok hemde! 5 haftadır İngiltere de ve dönmesine daha iki ay var =(
Benden şimdilik bu kadar çenem fazlasıyla düştü zaten, mutlu kalın canlarım=)

0 yorum:

Yorum Gönder