Aslında herşey iki ayrı takımda, rakip koltuklara oturmamızla başlamıştı. Ayrıntılarını çokta hatırlamadığım son mülakatımızda, söze gereğinden fazla atlamayarak kuul takılmayı tercih etmiştim, biri daha vardı ve onunda ‘bitse de gitsek’ havasında oturduğunu farkedebiliyordum. O masada oturan altı kişiden geriye kalan iki kişi olduğumuzu 10.10.11 tarihli ilk iş günümüzde anlamıştık.
İçeri girdiğimde tanıdık bir sima görmenin rahatlığıyla yanına oturdum, ne kadar güzel bir kız ama fazla sakin diye düşündüğümü hatırlıyorumJ
O günün üzerinden paylaştığımız şeyleri düşündüğümde hem çok uzun, hem çok kısa bir zaman geçmiş gibi. (birini çok sevdiğimde hep böyle hissederim zaten)
En içten ilk paylaşımımız bana ‘seni mülakat günü gördüğümde çok ukala ve havalı bulmuştum, özellikle mülakat sonrası rahat bir ayakkabı giyiyim ben dedikten sonra giydiğin dolgu topuk ayakkabıları hiç unutmıycam=))’ dediği gündü sanırım. Hatta bunun üzerine topuklu ayakkabı giyemediğinden, yürümekte zorlandığından falan şikayet etmişti.. Şimdi mi?? En büyük ortak zevklerimizden biri birlikte ‘topuklu’ ayakkabı alışverişine çıkmak=))
Zaman geçtikçe o benim ukala ve havalı olmadığıma, bende onun aslında düşündüğüm kadar sakin olmadığına kanaat getirmiştik. İşte bu ince çizgiyi aştıktan sonra yapmamız gereken bir sürü şey olduğunu fark ederek planlar yapmak çok keyifliydi.
Özellikle tek tabanca çak bir bira haydi dağıtmaya sloganlı fethiye tatilimiz sonrasında tükenmeyen bir plan yapma istediği oluştu ikimizde =))
Biz her organizasyon sonrasında ne kadar mükemmel bir ikili olduğumuzun farkına varırken, etrafımızda bu durumu kıskanan düşman kuvvetleri de yok değildi. Düşman kuvvetlerini geri safta bırakıp, ciks yaşantının getirdiği terimlerden ve alışkanlıklardan arınmamız da kolay olmadı =))
Ne kadar çok ortak noktamız var dediğimiz günlerde yine bir ortak noktamız olduğunu çevremizdeki aydın görüşlü insanlar sayesinde keşfettik. Pek çok kişi birbirimize çok benzediğimizi, hatta ilk bakışta ayırt edemediğini ve hatta kardeş olduğumuzu düşündüğünü söylemeye başladı. İlk başlarda hadi yaa gibi tepkiler verirken, hatta bunu söyleyen kişileri aklımızda tutmaya çalışırken baktık sayı gitgide artıyor, birlikte çekildiğimiz resimleri inceleyip hakkikaten benziyoruuuuuz demeye başladık.(İnceleyen gözlerden allah razı olsu, ahahaha=))
Onu bu kadar sevmemin nedeni sadece birlikte çok eğleniyor olmamız değil.
Mesela canım sıkkın dememe gerek kalmadan ruh halimi deşifre edebilen çok iyi bir sırdaş.
Mutlu olduğum anları aynı coşkuyla yaşayan mükemmel bir arkadaş.
Çok düşünceli ve zarif. Kalbi çok geniş ve bütünleştirici. Birbirinden güzel insanları bir araya getiren en tatlı keşişim noktası.
Çok anaç ve koruyucu. Hasta olduğumda dedikodu yapmaya gelip birşeyler yemeye zorlayan tam bir psikopat.
Birde kötü adamların korkulu rüyası, sahip olduğu hassas dedektörler sayesinde kötü adamları püskürten oldukça kuvvetli bir savunma mekanizması var. Ekürimize dahil olacak sevgili adayların öncelikle bu mekanizmadan hata almadan geçmeleri gerekiyor.=))
Ve bugün onun doğum günü, çok içten iyi ki var dediğim ender insanlardan biri.
Onun gibi mükemmel bir arkadaşa sahip olmak büyük şans.
Seni çok seviyorum beybito, mutlu yılar=)
Pc: Sende benim gibi mikemmel bir arkadaşa sahip olduğunun farkındasın tabii ki :P

0 yorum:
Yorum Gönder