25 Ocak 2012 Çarşamba

Bu günkü neşen CARTELden!

Bu sıra sosyal çevrem ve trafik durumuna göre değişen eve varış saatlerim hayatı algılayış tarzımda ciddi değişikler yaratmak üzere! En küçük bi latin ezgisi duyduğumda dans etmeye başlayıp, yıllardır tüm müzik ve eğlence anlayışımı bu platformda şekillendirmiş olan ben  ciddi sarsıntılar yaşıorum=))Gelelim beni bu noktaya getiren olaylar zincirine..
Volume 1: Bilindiği gibi geçen hafta cumartesi günü işyerinden arkadaşlarla hep beraber fasıla gittik ve gerçekten çok keyifli bi gece geçirdik, hayatımda hiç o kadar çok rakı içmedim heralde ki normalde beni acayip çarpmasına rağmen o gece cin gibiydim. Ortaköyün üst tarafında Garden 74 adında bir mekanda başlayan gecemiz Taksimde 80ler 90lar partisiyle sonlandı. Latin müziğine ve danslarına olan tutkum sevgili arkadaşlarım tarafından bilindiği için ne zaman türk sanat musikisinden eşsiz eserler tek bir ağızdan söylense benim boş boş etrafa baktığım farkediliodu. Baktım dakikalar geçio benim görünce havalara uçtuğum şopar orkestrası aynı hüzünlü havalarla devam, tabi o noktada isyanım en çok yanımda oturan Güngör’ü eğlendirdi. Bi de dalga geçio benimle senin latin kimliği yerle bir olcak die=))Nese sonrasında 9-8’lik havalarla devem ettiler ki bu kezde masadakilerin tepkisi sen latin danslarıyla uğraştığına eminmisin oldu. Gece sa 12’ye doğru fasıl eğlencemiz bitti ama kimsenin eve dönmeye niyeti yok, zaten daha önceden 80ler 90lar partisi için Taksimde yerimizi ayırtmıştık, direk oraya geçtik.  Eğlence dorukta herkes çılgınlar gibi dans edio falan çat birden cartel-bu arada şarkının adının cartel olduğunu sonradan öğrendim pazartesi gününe kadar cartel kartelaydı benim için- die bi şarkı çalmaya başladı ben tam kendi kendime ne anlamsız ne gereksiz bi şarkı die geçirirken bizim ekibin 85 ve öncesi doğumlu tayfası şarkıyı ezbere sölemeye başlamaz mı?? Rap parçanın öle hep bir ağızdan senkron ve hatasız bi şekilde sölenmesine mi şaşıyım şarkının sözlerine mi karar veremedim. Şarkının sözleri anlayabildiğim kadarıyla şöyle “gel gel kartelaya gel karteladakiler kan kardeşler…” , çokta çaktırmamakla birlikle iplik ve kardeşlik arasındaki bu çoşturan bağı çözmeye çalıştım ama olmadı, sonrasında da amaaan önemi de yok die üstünde durmadım,meğerse varmış!! Pazartesi Outlook üzerinden  haftasonu kritikleri yapılırken durumun ayrımına acı bi şekilde vardım=))
Göknur: Bnce çok iyi eğlendik =) Eve gittim saat 4 e çeyrek vardı ve kapıyı açamadım sarhoşluktan. Bi 5 dakka anahtarı kapıya denk getiremedim, diğer 5 dak ise anahtarı çevirmekle uğrastım.
Venüs: Bence de çok eğlenceliydi geceye dair en çok kartelamidir nedir o kaldı aklımda=) sarkıyıda hiç bilmiorum aslında
Emine: Ya çok eğlendik hakikaten bu arada CARTEL  o=) biz zaten Aytekinle baktık Güngör ve tabiki biz biliyorduk o şarkıyı sonra dedik 85 ve sonrası doğumluların bilmemesi normal sayılabilir
Güngör:Ahah evet yaa bitek biz söledik şarkıyı bnde fark ettim ama Venüs iyi bile dayandı bu kadarını beklemiyodum=)
Emine: Venüs ailesi burada olmasa daha da dayanırdı diye düşünüyorum ben, ya Cartel böyle bizim çocukluğumuzun ilk rap grubu olabilir ölmüştük o şarkı piyasaya çıktığında Almanca kısmını bile bilirdik yani o denli iyiydi o dönem
Erol: Erci e. , Karakan, cinai şebeke
Venüs:Ne bunlar??
Erol: Venüscum cartel bunlar işte, londrada falan  mı büyüdün sen ?
Venüs: Teşekkür ederim açıklama için çünkü gerçekten bilmiodum=))
Erol: Lütfen popüler kültürü takip edelim biraz :P halktan ol Venüs=)
Göknur:
“Zaytung haber: Yıllardır entelektüel filmler izleyip kitap okuyarak kendini geliştiren genç, bir gece flash tv izlemesiyle yıllardır biriktirdiği entelektüel birikimini kaybetti .”
Venüs’e  uyarlanışı : Yıllardır Latin müzikleri ve danslarıyla adını Latin dünyasında duyuran genç, bir gece arkadaşlarının ısrarıyla gittiği partide cartelle tanışmasıyla hayatın anlamını keşfetti=)
Venüs: Bu vb bilmem gereken daha neler var soleyin o zaman kendimi sığ hissettim=))
Göknur: Biz seni böle seviyoruz bebek=)
Emine: Arkadaşlar bize tavan yaptıran bu parçaları 2 günde unutmayalım lütfen =)
Volume2: Her gün en az 50 dakikamın eve dönüş yollarında geçtiğinin ve trafik, yağmur, kar etkenleriyle bu sürenin neredeyse 3 saate yakınsadığını belirtmiştim, dolayısıyla serviste geçirdiğim dakikalar  boyunca bıçkın şoförümüz Gökhan’ın seçtiği birbirinden manalı şarkılar psikolojimi yerle bir etmek üzere! Altındaki koskocaman Mercedes sprinteri mini Cooper çevikliğiyle kullanabilen, trafikteki tüm araçları makas delisi yaparken bi yandan telefonla konuşan ve aynı serilikle de radyo kanallarıyla oynayabilen enteresan bi kişilik Gökhan. Aslında sempatik bi insan kendisi, hatta bayanlar arasında şirket çalışanlarından biri olsaydı iiydi tarzında geyiklerde dönüo ama bendeki sempatisini sıfıra indirmiş durumda! Adam mütemadiyen radyo kanalları arasında gezinerek hep aynı şarkıları buluo yaa, bi eli direksiyonda bi eli devamlı radyonun kumandasında, resmen playlist oluşturdu bu şekilde! Şimdi playlisti oluşturan şarkılara geliorum:
-Rafet El Roman: Hep yanımda ol gecemde kal die ben yalvardım hep Tanrıya sen die
-Burcu Güneş :Bakacaksın arkaya ağlayacaksın oflaya oflaya
-Zakkum: Anason kokarken sofralar yaşlandırıyor beni aynalar
-Bülent Ersoy&Tarkan: Kor kor azgın yangınlarda can evim ciğerim yanıyor. –En korkunç olanıda bu bence!!
-Ayşe Özyılmazel: Arızalı kalpten arızalı ağlamalı göstermeden ağlamalı
-Mustafa Ceceli: Sensiz olmaz ki sensiz sana çok ihtiyacım var canım her solukta-Severek dinlediğim bu şarkıdan da nefret etmiş bulunuyorum!!
Nasıl yapıo bilmiorum ama her gün -sabah akşam- bu şarkılardan biriyle servise biniyorum ve yol boyunca bu şarkıların bazılarını ikişer üçer kere olmak üzere dinliyoruz bulana kadar tarıyo tüm kanalları , o kadar ki artık haftanın bi kaç günü misafir olarak gelen insanların bile dikkatini çekmiş!! Bu durum beni hakikaten çıldırtıcak , şarkıları her duyduğumda müzik zevkime bir reset atılıyomuş gibi gelio bana.Bu kadar çok dinledikçe de her gün bi tanesi takılıo dilimin ucuna Bi de Ayşe Özyılmazelin  “Arızalı” şarkısını gün içerisinde bi kaç kez de Emine’nin ağzından duyuyorum, uyuzluğuna söylüyo gözlerini süze süze=) Dün de Sinan twitterda “Serdar Ortaç” nefretini kusarken bende kendi isyanımı dile getirdim. Halime acıyarak “Yaradan başka dert vermesin hakkaten çok kötüymüş “die dalgasını geçerken müthiş bi öneri sundu bana, eğer Bülent Ersoy şarkısını dinlemek istemiosan şoföre “biliyomusun bu şarkıyı en çok gayler dinliomuş” de, dedi. Koptum resmen, çünkü bu Gökhan’ı can evinden vurmak demek, tabi senaryonun daha inandırıcı olması için bi kaç yancı daha bulmam gerekio ki şuan bile aklımda bi isim var=)
İşte böyle gençler el birliğiyle latin ezgisini unutturmaya çalışıolar bana ama latin camiasına dönüşüm muhteşem olucak, coming soon!!-umarım çok kısa zamanda bununla ilgili güzel bi başlık atarım buraya-
Çok uzun yazmışım yine, olay anlatmayı seviorum ben, ki bugünlerde bloğuma baya vakit ayırıyorum yazdıkça yazasım gelio, eee Alper Bey bi süre çemkirmezsiniz artık bu performansım karşısında=)
Artık Venüs kaçar!!mutlu kalın=)

0 yorum:

Yorum Gönder