Sonunda uzun zamandan beri yazmam konusunda baskı uygulanan yepyeni bi konuyla karşınızdayım canlarım. Arka arkaya erkekler konusunda yazdığım bi kaç posttan sonra çok sevgili arkadaşlarımla aramızda geçen “tamam Venüs yazdıklarında haklılık payın var”, “haklılık payı mı??”, “yaa tamam yani çoğunluğu doğru demek istedim”, “çoğunluğu mu doğru??”, “offf yaa tamam hepsi doğru, hatta itiraf ediyim çokta eğlendim okurken” diyaloglarının ardından hepsi kız tipleriyle ilgili başından geçen hikayeleri anlatıp ama bunları da yazmalısın diye ekleme yapmayı ihmal etmedi=) Olaya bakın ki yakın çevremde de literatürümü epeyce genişleten bi örnek olunca artık cinsiyet ayrımcılığına son verip yazmak farz oldu, uzunca bi süredir bu konuyla ilgili yazcak epeyce şey biriktirmeme rağmen mental olarak hazır değildim yazmak için, sonuçta hemcinslerimi al aşağı eden utanç verici hikayelerden bahsetmek çokta kolay değil;)
Üzülerek belirtiyorum ki bu tarz “kız tipleri” türedikçe erkek milletinin götü kalktı, evlilik bana göre değil, hem gerekte yok hal böyleyken, zaten kadınlara güven de olmaz diye iyice zırvalamaya başladılar. Dürüst davranmak gerekirse haklılık payları yok değil. Dinlediğim birbirinden farklı hikayeler sonrasında kadınları belirli başlıklar altında toplayamayacağımı farkedip sınıflandırma yapmaktan vazgeçtim, ve tamamen kamu yararını gözeterek en tehlikeli türü bilinmeyen yanlarıyla anlatıp hepinizi aydınlatmak niyetindeyim. Yazımın başlığından da anlayacağınız üzere ailesinin yanından büyük şehre göç eden kızın hikayesini anlatıcam sizlere, ooo çok klişe dediğinizi duyar gibiyim ama bu kız gerçekten üzerinde aylarca analiz yapılsa dahi son noktayı koyamayacağınız cinsten! Hımmmm öncelikle ona bi isim verelim, bu post boyunca adı Jaws olsun;)
O halde Jaws’tan bahsederek başlayalım da senaryo iyi kurgulansın kafanızda. Allah günah yazmasın ama Jaws çirkin bi kız, oldukça iri ve uzun boylu, pırasa gibi dümdüz saçlı, bakımsız mı bakımsız paççoz gibi bişey. Zannedilenin aksine içine kapanık, herkesin kandırabileceği saf salak bişeyde deil, hani genelde şehirde açamayan çiçekler bu tarz olur ya bu bildiğimiz türlerinden değil yani. Yalnızca beş adet duyu organı olduğu konusunda beni şüpheye düşeren enteresan bi kişilik kendisi, çünkü kalıbımı basarım daha fazlasına sahip. Mesela kafatasının arkasında bizim göremediğimiz iki gözü daha ya da avuçlarının içerisinde birer adet fazladan burun barındırıyor olabilir. Çünkü ne iki adet göz o kadar erkeği aynı anda görüp her birine mavi boncuk dağıtmaya , ne de bir adet burun yiyip içilebilecek herşeyi adeta bir dedektör gibi taramaya yeter. Özetle Jaws’un tek zaafı erkekler değil, boğazına da epeyce bi düşkün. O kadar ki erkeklere karşı mı yemeklere mi, yoksa yemek yemeyi seven erkeklere mi ya da kendisine sürekli yemek yediren erkeklere karşı mı zaafı var o kısmını çözemedim, biz genel olarak yemeklere ve erkeklere zaafı olduğunu söyleyebiliriz. Atlamadan belirtmem gereken diğer bi ayrıntı da Jaws’ın iki yıllık bi ilişkisinin olması ve sevdiceği askerden dönünce nişanlanıcak olmaları! Bu yazımın sonunda ilişkilere bakış açınız komple değişebilir beyler, adeta paranoya sahibi olabilirsiniz benden söylemesi. Eğer sevgiliniz varsa ve askere falan gitmeyi düşünüyosanız sevgilinizi yanınızda götürmeyi ya da onu tüm iletişim araçlarından uzak bi yere kilitlemeyi düşünebilirsiniz. Her neyse bu noktada takdiri size bırakıp gözlemlerimi paylaşmaya başlıorum.
Öncelikle Jaws bu kadar dalavereye kafası basmıcak kadar normal, hatta saf diyebileceğimiz bi tipe benzio. Onu bu denli tehlikeli yapan en önemli özelliği de bu zaten. Yani bak suratına asla demezsin bu kız askerdeki sevgilisini sallamayıp sabah saat altılara kadar sadece bi kere gördüğü delikanlılarla gününü gün ediyodur, üstelik telefonlarını dahi kapatıyodur diye. Normal ve eğlenceli tavırlarına tav olarak bu da çeşit olsun diye aramıza aldığımız Jaws tehlikeli bi geyşa çıkınca adeta şok üzerine şok yaşadık. Olayların nasıl nüksettiğinden bahsediyim biraz..
Organizasyon amacını ilerleyen günlerde anladığımız Jaws oldukça kalabalık bi eğlence düzenlenmesine ön ayak oldu, organizasyona dışardan dahil olan Avlanan Avcı’da doğal avlanma ortamının kekliği rolünü üstlenerek mükemmel kareyi tamamladı. Kader bu kez ağlarını yanlış örmüş, avlanmak niyetiyle bulunduğu ortamda avlanan olma misyonunu benimsemesine sebep olmuştu. Gözüne kestirdiği kızlardan tel numarası, mail adresi gibi iletişim bilgileri edinmeye çalışan Avlanan Avcı umduğunu bulamayıp hüzünlere dalmışken esas kızların ortamdan ayrılmasıyla Jaws kendini sahneye attı. İki bira eşliğinde yaklaşık 15 dakikalık bi sohbetin ardından Jaws ona mail yerine tel numarasını vermeyi tercih etmiş, Avlanan Avcı’nın koluna girerek avına iyice yaklaşmayı başarmıştı. Herkes bu samimiyeti garipseyip olanları alkolle bağdaştırmış, kimse o gecenin ardından haftada üç defa buluşup flört edeceklerini, tüm haftasonlarını beraber geçirerek bir çiftin yapabileceği herşeyi yapmak isteyeceklerini tahmin etmemişti. Avlanan Avcı sayesinde her yeni güne adeta yeni gelin edasıyla başlayan Jaws’un yüzünden gülücükler eksik olmuyor bıkmadan usanmadan birlikte ne kadar güzel vakit geçirdiklerini anlatıp duruyordu.- bu arada askerdeki sevgiliye yol verilmediğini ve bi kenarda süs bitkisi gibi bekletildiğini dipnot olarak belirtiyim- Birlikte yapılan sabah kahvaltıları, akşam yemekleri, gece eğlenceleri- en çok kahvaltı noktasına takıldım ben- zart planları zurt planları derken Avlanan Avcı dehşet miktarda paralar harcamaya başlayıp genç kızımızı büyülemeye devam ediyordu.
Jaws’un “ yaaaa Avlanan Avcı yaaaa canım kestane istiyo yiyelim miii, rakı balığa gidelim mi, midye bira canım istiyoooo, mis gibi de pizza kokmuyomu yaaa, ayyy hep sen mi ısmarlıosun böylede olmaz kiiii- tabiki hesap ödemek için hiç bi girişimde bulunmadan-, bilmem nerde eğlenelim mi…” zırvalıklalıkları her geçen gün katlandı da katlandı. Fakat Jaws mavi boncuk dağıtma olayını abartarak Avlanan Avcı’nın arkadaşlarını da beğenip onlara da kur yapmaya başlayınca ilişkileri anlam veremediğimiz başka bir boyut alarak oldukça değişti.. Avlanan Avcı Jaws’la gününü gün ederken yeni bi keyif daha edinmiş herkesin içinde Jaws’la kafa kırmaya “aa onu da beğendi benim küçüğüm, gene kimde gözü kaldı “ die dalga geçmeye başlamıştı. Neyse efendim alan memnun satan memnun derken askerdeki sevgilinin duruma ayılır gibi olmasıyla Jaws gerçek dünyaya beton gibi bir iniş yaptı. Haftasonu sevgilisi yanına gelicek diye kendisini arayacak pek çok erkeğe sakın bu haftasonu beni arama mesajını atarken bir tek Avlanan Avcı’yı es geçen Jaws bunun bedelini fena ödedi. Telefonda suç unsuru oluşturabilecek tüm delilleri yok eden Jaws’un planları gecenin bi köründe Avlanan Avcı’nın aramasıyla alt üst oldu. Zaten haftasonları kapanan telefonlar yüzünden gerginlik yaşayan çift bu olayın ardından tekme tokat bi kavgaya tutuştu ve asker sevgili hesap sormak için olaydan sorumlu olarak gösterilen Günah Keçisini aradı. Tek sucu Avlanan Avcının arkadaşı olmak olan Günah keçisi “sen beni bilmiomuydun nasıl tanıştırdın onları, nasıl bi insansın sen……” tarzında cümlelerle ağır hakaretlere maruz kaldı. Neyse ki canım arkadaşım elemanın askerde olmasını göz önünde bulundurarak olayın aslını anlatmak yerine “o gece orda bi sürü kız vardı, sadece senin kızarkın buluşup görüşüosa bunu ona sormalısın” diyerek işin içinden efendice sıyrıldı. Ben olcaktım var yaaaaaaaaaaaaa…,neyse. Günah Keçisinden sonra aynı atarlı tonla Avlanan Avcı’yıda arayan asker sevgili karşısında kendisinden daha atarlı bi eleman görünce geri vites yapıp sevgilisinin anlattıklarına inanmayı tercih etti. Tahminimce kendini aklamak adına olayı Günah Keçisi’ne ve bizlere patlatan Jaws, kim bilir yediği nanelerin üzerini örtmek için neler neler dedi bizim hakkımızda. Pislik!
Ertesi gün sözde! utanmış bi şekilde yanımıza gelip sözde! özür dileyişleri ise tam çileden çıkmalıktı yani. Sözde hatasını anlamışta sevgilisi olmadan yaşayamazmışta, döndükleri gibi nişanlancakmışta, onu kaybetceğini anlayınca çok korkmuşta, mış mış ta mış mış yani. Karşımızda timsah gözyaşları dökerken durumla ilgili gerçek düşüncelerimi beyan etmeden duramadım. Aslında Avlanan Avcı’yla devam edebileceğini bilse zerre kadar düşünmez bi kere dahi arkasına bakmadan basar giderdi, adım gibi eminim bundan, ama baktı ki tutmıycak yalanlarla gözyaşıyla eski sevgiliye sardı yine ağlarını. Hayır yani sevgilisi bununla ilgilenmese sorunlu bi ilişkisi falan olsa bi nebze anlayışla karşılayabilcem olanları, ama böyle bişeyde yok! Üstelik tek peşinden koşturduğu insan Avlanan Avcı’da deil, onun arkadaşları, dışardan başka insanlar, restorantlarda barlarda gözüne kestirdikleri…Liste uzar da uzar yani. Uzaktan baksan kız gayet normal ama içerde nemfomanyak bi geyşa yatıyo bildiğin. Düşünün ki sevgilisiyle konuştuktan 30 sn sonra “yaaaaa …. Çok tatlı deil mi yaaa, takip etsek mi?? Bizde gitsek mi onun gittiği yere??” cümlelerini kurabilen bi kişilik. Bu kadar olay oldu, belki uslanır falan dedik ama olaydan bi hafta sonra sevgilisini uyutup konsere gitme planları kuruyodu, ben başka bişey anlatmayıp yorumu sizlere bırakıyorum!
Evet maalesef böyle kızlarda var, ama onların böyle olmasının suçlusu yine erkekler. Yani şimdi o çocuk onun zırlamalarına göz yummayıp tekmeyi bassaydı kıçına o zaman gerçekten ders alır bi daha da kimseye böyle bişey yapmayı götü yemezdi çok affedersiniz. O yüzden benden sizlere bi öneri, eğer şüphe duyuyosanız mutlaka üzerine gidin ve altından bu tarz şeyler çıkarsa da affetmeyin, bu noktaya gelen ilişkide gurur olmalı çünkü. Bi sanş daha vermek en büyük yanılgı bence, dışarda kendisine verilecek ilk şansı bekleyen çok daha kaliteli insanlar var emin olun! Gerçi bu anlattığım biraz uç bi hikaye, kimse iki yıldır normal seyrinde bi ilişki yaşayan normal görünümlü bi kızın sevgilisini askere gönderir göndermez erkek avına çıkacağını tahmin etmez.
Devir tehlikeli devir beyler, küçük şehirlerden büyük yerlere göç etmiş bayanları hayatınıza alırken on kez daha düşünün derim ben. Kabak çiçeği gibi açıldığı zaman kimin kokladığını anlamazsınız, hatta Jaws örneğindeki gibi bi tip çıkar karşınıza Allah korusun ayakta uyutur sizi ayakta! Yaşantısını ve çevresini sindiremeyip her gördüğü şeye atlayan, kendini basitleştiren bi dağ çiçeğinin hikayesini dinlediniz benden, özetle dağda açan çiçek şehirde büyümez diyerek yazımı noktalandırıyorum.
p.s: Post başlığı ve nicknamelerin isim annesi minnoşumuda bu platformdan koskocaman bi teşekkür. Dahice fikirleri ve yaratıcı gözlemleriyle insanları deşifre etme konusunda bana öğreteceği çok şey var;)


0 yorum:
Yorum Gönder