Merhaba
Venüs’ ün Aynası okurları. Bendeniz Aykız. Sizlere daha önceden de yazmıştım,
yine yazasım geldi. Biliyorsunuz biz (kızlar) bir araya geldik mi bize her yer
Paris =) Geçenlerde yine eğlencenin dibi bir organizasyon gerçekleştirdik. Bu
sefer ki konsept sadece kızlar değildi. Eğlencelerin vazgeçilmez ismi Ortam
İnsanı Tuğçe, Tatlişko Koray, Adamın dibi Oktay, Aşkta rotayı bi türlü
tutturamamış arkadaşım Duygu, Duygu’ nun o zaman new şimdi ex olan fanfinisi
Orkun, Orkun’ un son derece kasıntı bi tip olduğunu düşündüğümüz kuzeni (adını
hatırlamıyorum), mikemmel dişlere sahip olmak adına 8 aylık acıya katlanmayı
göze alan ve o günlerde tısssslayarak konuşan bi denecik Venüsüm , işleri hala
düz gitmeyen Gülşah ve tabii ki deeee bendeniz Aykız süper bir gece geçirdik.
Hazır toplanmışken Tuğçe’ nin de işe girişini kutladık. Kendisinden 35lik shot
sözü de almayı ihmal etmedik hiihi =)
Gün Gülay’
ın evinde kahvaltıyla başladı. Sevgili arkadaşımız bizi sabah kahvaltıya
çağırmıştı. Gözde ve Venüs her ne kadar evi bulma konusunda zorluk çekse de (
ki ben otobüs şüferinin onları bilerek durakta indirmediğini düşünüyorum
ibnelik değil mi=) sonunda gelmeyi başardılar ve Gülaycımın hazırladığı
mikemmel kahvaltıyı afiyetle yedik. Sonrasında Gülay’ ın planına göre mezdeke
açıp yediklerimizi eritmek için göbek
atacaktık ama o kadar çok yedik ki göbekler fazlasıyla gerildi kendimizi
koltuklara attık =) Vee veee 6 kızın bir araya geldiğinde yapmaktan çok zevk
aldığı kahve faslına geçtik. Ortamda bide falcılar olunca oyy oyyy =) değişik
kombinasyonlar yaparak fallarımızı da yorumlattıktan sonra evin yolunu tuttuk.
Venüsüm yolda trafik yüzünden sinir krizi geçirmenin kıyısından döndü. Hatta
öyle ki Yenibosnadan ‘hadi’ desem Bahçelievlere kadar koşarak gidebilirdik =)
Neyseki eve ulaşmayı başardık ve gece için hazırlanmaya başladık. Hazırlanmaya
başladık dediysem Venüs uyudu ben hazırlandım.
Gelgelelim
akşama.. Toplanıp vazgeçilmez mekanımız Kino Gardena gittik. Siparişleri
vericez Venüsten garsona doğru şöyle bi cümle çıktı ‘Simiynof nof vaa mı?’ adam
anlamadı tabii 3 kez tekrarladı en sonunda ‘ Aykısss sen sssöyleymissssin bunda
hep benim sssöyleyemediğim hafleey vaaaa’
=))
Sonunda 35
lik shot almaya karar verdik her zaman ki gibi. Burada da Venüsün shot içme
performansı göz doldurdu. Minnacık bardağı yudum yudum içti kuzum yaaa =) Ah bu
sırada Duygununkinin kasıntı kuzeni geldi ve merhaba dedikten sonra garsona
söylediği ‘Canım ben bi sek viski alayım’ oldu. Viskisi geldi diğer cümlesi
‘Canım bi buz daha alabilir miyim?’. E haliyle adamın adı bizde kasıntı olarak
kaldı. Gülşah ve Oktay’ ın shot performansından bahsetmek istemiyorum bile zem
zem olsa içmezler o kadar :P Koray yine tüm albenisiyle dikkatleri çekmekte
başarılıydı. Hafiften demlendikten sonra Olimpia ‘ya dans etmeye gittik. Ahh
Ahh o içilenler dans ederken içerde çalkalanıyor ya daha bi etkili oluyor işte
o zaman =) Olimpia defteri bizde o gece kapandı ama masamıza söylemediğimiz
halde gelen kova kova biralar yüzünden hayvani hesap ödemek zorunda kaldık.
Mekandan ayrılırken masanın üzerinde hala dolu şişeler vardı bu da mide yani
sünger değil =) What happens in Olimpia stays in Olimpia demek isterdim ama
dayanamayıp anlatacağım tabii.
Hopladık
zıpladık eğlendik eve gitme vakti geldi ama gitmeden bişiler yiyelim dedik ve
ıslak hamburger hüpletmeye başladık. Hesabı ödeyeceğiz anam o ne! Cüzdanım
çantamda yok! İlk aklımıza gelen Olimpia oldu. Koray, Tuğçe, ben koştur koştur
yola koyulduk. Galatasaray Lisesini tam geçtik ki Koray’ın ‘Gökhaaaaan’ diyerek
birinin boğazına atladığını gördüm. Enem
bi sarıldı çocuğa koydu kafayı omzuna bırakmıyor. İki adam sarıldı
duruyor yol ortasında. ‘Tamam yeter bu kadar ayrılın’ diyip Korayı çektim
aldım. Olimpia ya ulaştık ama Koray tabii büyük aşkını görmenin getirdiği
şapşallıkla saçmalamaya ağlak ağlak sesler çıkarmaya başladı. Vel-hasıl
cüzdanımı buldum adamlar girer girmez çıkarıp verdiler ama sağolsunlar içini
boşaltmışlar. Giden parada değilim ehliyet, kartlar vs vardı içinde onları
tekrar çıkarmak işkence olacaktı. Tam olimpia dan çıktık kiiii Koray çat
bayıldı. Tuğçeyle kalakaldık kalk yavrum kalk çocuğum diyoruz yok. O sırada
yoldan geçen hırbonun biri parmaklayın anca kendine gelir dedi. Bunu söylerken
ki amacı kusturun manasındamıydı yoksaaa başka bişi miydim bilemem ama Tuğçe
terbiyesiiiiiz diye çemkirmekten kendini alamadı. O sırada adamın dibi Oktay
geldi yanımıza Koray da kendine geldi ve geri dönmeye başladık. Koray yolda
ağlak sesiyle Gökhana olan aşkından saçmalamaya devam etti. Konuşamalar aynen
şöyle:
K:Benim için
gelmiş Aykız, onu gördün mü benim için gelmiş
A: Saçmalama
Koray adamla tesadüfen karşılaştık bi saçmalama da yürü
K:Seni hiç
affetmicem Aykız beni neden çekip aldın kollarından
A:
Haspinallah! Yürü bebeğim ağlama bak oldu bi boktan tesadüf.
Aykızdan istediği
cümleleri duyamayan Koray Tuğçeye döndü:
K: Benim
için giyinmiş Tuğçe benim için gördün mü çok yakışıklı olmuş
T: Çıplak mı
gelecekti Koray !?!!
Koray baktı
ki olmuyor sustu..
Meydan da
ekibin geri kalanıyla buluştuk. Oktay gelmeden Venüsü taksiyle evine yollamış
taksinin plakasının da fotoğrafını çekmiş. Boşuna adamın dibi demiyorum
arkadaşıma. Kasıntı kuzen arabayla gelmiş onu bekliyoruz, Duygu çat birine
çarptı kadın bi döndü ki; TRO. Duygu ne dese bilemedi ağzından sadece şu cümle
döküldü’ aa şey pardon, kolay gelsiiin’. Kasıntı kamil geldi araba normal küçük
bi araba hepimiz tıkıştık içine düşünün Oktay Korayın kucağında ahahah =) Oktay
çocuğu ezmekten korktu ve yer değiştirdiler. Yolda Koray yüzünden tekrar
Gökhanı aradı Duygu ayy neler neler. Böyle aşkın ızdırabına…. diyesi geliyor
insanın. Bi şekilde eve ulaştık. Oktayın geceye damgasını vuran espirisi geldi
‘oo Koray hadi yine iyisin ilk millini oldun’, Koray kendisinden hiç
beklenmeyecek bir tarzda ‘hatırlatırım ilk sen benim kucağımdaydın’ diyerek
Oktayın lafını azğına tıktı.
Bir
cumartesi geçeside bol maceralı bir şekilde böyle sona erdi =)
Aykız..


0 yorum:
Yorum Gönder