25 Nisan 2013 Perşembe

Aykızdan Nağmeler volume-2


Merhaba Venüs’ ün Aynası okurları. Bendeniz Aykız. Sizlere daha önceden de yazmıştım, yine yazasım geldi. Biliyorsunuz biz (kızlar) bir araya geldik mi bize her yer Paris =) Geçenlerde yine eğlencenin dibi bir organizasyon gerçekleştirdik. Bu sefer ki konsept sadece kızlar değildi. Eğlencelerin vazgeçilmez ismi Ortam İnsanı Tuğçe, Tatlişko Koray, Adamın dibi Oktay, Aşkta rotayı bi türlü tutturamamış arkadaşım Duygu, Duygu’ nun o zaman new şimdi ex olan fanfinisi Orkun, Orkun’ un son derece kasıntı bi tip olduğunu düşündüğümüz kuzeni (adını hatırlamıyorum), mikemmel dişlere sahip olmak adına 8 aylık acıya katlanmayı göze alan ve o günlerde tısssslayarak konuşan bi denecik Venüsüm , işleri hala düz gitmeyen Gülşah ve tabii ki deeee bendeniz Aykız süper bir gece geçirdik. Hazır toplanmışken Tuğçe’ nin de işe girişini kutladık. Kendisinden 35lik shot sözü de almayı ihmal etmedik hiihi =)
Gün Gülay’ ın evinde kahvaltıyla başladı. Sevgili arkadaşımız bizi sabah kahvaltıya çağırmıştı. Gözde ve Venüs her ne kadar evi bulma konusunda zorluk çekse de ( ki ben otobüs şüferinin onları bilerek durakta indirmediğini düşünüyorum ibnelik değil mi=) sonunda gelmeyi başardılar ve Gülaycımın hazırladığı mikemmel kahvaltıyı afiyetle yedik. Sonrasında Gülay’ ın planına göre mezdeke açıp yediklerimizi eritmek için  göbek atacaktık ama o kadar çok yedik ki göbekler fazlasıyla gerildi kendimizi koltuklara attık =) Vee veee 6 kızın bir araya geldiğinde yapmaktan çok zevk aldığı kahve faslına geçtik. Ortamda bide falcılar olunca oyy oyyy =) değişik kombinasyonlar yaparak fallarımızı da yorumlattıktan sonra evin yolunu tuttuk. Venüsüm yolda trafik yüzünden sinir krizi geçirmenin kıyısından döndü. Hatta öyle ki Yenibosnadan ‘hadi’ desem Bahçelievlere kadar koşarak gidebilirdik =) Neyseki eve ulaşmayı başardık ve gece için hazırlanmaya başladık. Hazırlanmaya başladık dediysem Venüs uyudu ben hazırlandım.
Gelgelelim akşama.. Toplanıp vazgeçilmez mekanımız Kino Gardena gittik. Siparişleri vericez Venüsten garsona doğru şöyle bi cümle çıktı ‘Simiynof nof vaa mı?’ adam anlamadı tabii 3 kez tekrarladı en sonunda ‘ Aykısss sen sssöyleymissssin bunda hep benim sssöyleyemediğim hafleey vaaaa’  =))
Sonunda 35 lik shot almaya karar verdik her zaman ki gibi. Burada da Venüsün shot içme performansı göz doldurdu. Minnacık bardağı yudum yudum içti kuzum yaaa =) Ah bu sırada Duygununkinin kasıntı kuzeni geldi ve merhaba dedikten sonra garsona söylediği ‘Canım ben bi sek viski alayım’ oldu. Viskisi geldi diğer cümlesi ‘Canım bi buz daha alabilir miyim?’. E haliyle adamın adı bizde kasıntı olarak kaldı. Gülşah ve Oktay’ ın shot performansından bahsetmek istemiyorum bile zem zem olsa içmezler o kadar :P Koray yine tüm albenisiyle dikkatleri çekmekte başarılıydı. Hafiften demlendikten sonra Olimpia ‘ya dans etmeye gittik. Ahh Ahh o içilenler dans ederken içerde çalkalanıyor ya daha bi etkili oluyor işte o zaman =) Olimpia defteri bizde o gece kapandı ama masamıza söylemediğimiz halde gelen kova kova biralar yüzünden hayvani hesap ödemek zorunda kaldık. Mekandan ayrılırken masanın üzerinde hala dolu şişeler vardı bu da mide yani sünger değil =) What happens in Olimpia stays in Olimpia demek isterdim ama dayanamayıp anlatacağım tabii.
Hopladık zıpladık eğlendik eve gitme vakti geldi ama gitmeden bişiler yiyelim dedik ve ıslak hamburger hüpletmeye başladık. Hesabı ödeyeceğiz anam o ne! Cüzdanım çantamda yok! İlk aklımıza gelen Olimpia oldu. Koray, Tuğçe, ben koştur koştur yola koyulduk. Galatasaray Lisesini tam geçtik ki Koray’ın ‘Gökhaaaaan’ diyerek birinin boğazına atladığını gördüm. Enem  bi sarıldı çocuğa koydu kafayı omzuna bırakmıyor. İki adam sarıldı duruyor yol ortasında. ‘Tamam yeter bu kadar ayrılın’ diyip Korayı çektim aldım. Olimpia ya ulaştık ama Koray tabii büyük aşkını görmenin getirdiği şapşallıkla saçmalamaya ağlak ağlak sesler çıkarmaya başladı. Vel-hasıl cüzdanımı buldum adamlar girer girmez çıkarıp verdiler ama sağolsunlar içini boşaltmışlar. Giden parada değilim ehliyet, kartlar vs vardı içinde onları tekrar çıkarmak işkence olacaktı. Tam olimpia dan çıktık kiiii Koray çat bayıldı. Tuğçeyle kalakaldık kalk yavrum kalk çocuğum diyoruz yok. O sırada yoldan geçen hırbonun biri parmaklayın anca kendine gelir dedi. Bunu söylerken ki amacı kusturun manasındamıydı yoksaaa başka bişi miydim bilemem ama Tuğçe terbiyesiiiiiz diye çemkirmekten kendini alamadı. O sırada adamın dibi Oktay geldi yanımıza Koray da kendine geldi ve geri dönmeye başladık. Koray yolda ağlak sesiyle Gökhana olan aşkından saçmalamaya devam etti. Konuşamalar aynen şöyle:
K:Benim için gelmiş Aykız, onu gördün mü benim için gelmiş
A: Saçmalama Koray adamla tesadüfen karşılaştık bi saçmalama da yürü
K:Seni hiç affetmicem Aykız beni neden çekip aldın kollarından
A: Haspinallah! Yürü bebeğim ağlama bak oldu bi boktan tesadüf.
Aykızdan istediği cümleleri duyamayan Koray Tuğçeye döndü:
K: Benim için giyinmiş Tuğçe benim için gördün mü çok yakışıklı olmuş
T: Çıplak mı gelecekti Koray !?!!
Koray baktı ki olmuyor sustu..
Meydan da ekibin geri kalanıyla buluştuk. Oktay gelmeden Venüsü taksiyle evine yollamış taksinin plakasının da fotoğrafını çekmiş. Boşuna adamın dibi demiyorum arkadaşıma. Kasıntı kuzen arabayla gelmiş onu bekliyoruz, Duygu çat birine çarptı kadın bi döndü ki; TRO. Duygu ne dese bilemedi ağzından sadece şu cümle döküldü’ aa şey pardon, kolay gelsiiin’. Kasıntı kamil geldi araba normal küçük bi araba hepimiz tıkıştık içine düşünün Oktay Korayın kucağında ahahah =) Oktay çocuğu ezmekten korktu ve yer değiştirdiler. Yolda Koray yüzünden tekrar Gökhanı aradı Duygu ayy neler neler. Böyle aşkın ızdırabına…. diyesi geliyor insanın. Bi şekilde eve ulaştık. Oktayın geceye damgasını vuran espirisi geldi ‘oo Koray hadi yine iyisin ilk millini oldun’, Koray kendisinden hiç beklenmeyecek bir tarzda ‘hatırlatırım ilk sen benim kucağımdaydın’ diyerek Oktayın lafını azğına tıktı. 
Bir cumartesi geçeside bol maceralı bir şekilde böyle sona erdi =)

Aykız..

0 yorum:

Yorum Gönder